<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hayata dair her şey</title>
	<atom:link href="http://www.kumsaati.org/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kumsaati.org</link>
	<description>az çoktan kalıcıdır.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 12 Nov 2009 06:56:17 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Başarı İçin Stratejiler</title>
		<link>http://www.kumsaati.org/basari-icin-stratejiler/</link>
		<comments>http://www.kumsaati.org/basari-icin-stratejiler/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Oct 2009 06:47:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayata dair]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kumsaati.org/?p=48</guid>
		<description><![CDATA[1. BAŞARI ,SİZİNLE BAŞLAR
(1) Başarılı insan ; olumlu düşünmeyi uygular :
Başarıyla aranızda tutumunuz yer alır; kişi olumlu tutum ve düşüncelere sahipse, zorluklarla uğraşmayı seviyor ve onların üstesinden gelmekten haz duyuyorsa, başarıların yarısı gerçekleşmiş sayılır. Olumsuz düşünme, kritik anlarda bulutların oluşmasına neden olur. Olumsuz düşünme, umudu kırar, yaşamdan zevk almayı engeller.
 Olumlu düşünme kişilere, zekaya bağlı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1. BAŞARI ,SİZİNLE BAŞLAR<br />
(1) Başarılı insan ; olumlu düşünmeyi uygular :<br />
Başarıyla aranızda tutumunuz yer alır; kişi olumlu tutum ve düşüncelere sahipse, zorluklarla uğraşmayı seviyor ve onların üstesinden gelmekten haz duyuyorsa, başarıların yarısı gerçekleşmiş sayılır. Olumsuz düşünme, kritik anlarda bulutların oluşmasına neden olur. Olumsuz düşünme, umudu kırar, yaşamdan zevk almayı engeller.<br />
<span id="more-48"></span> Olumlu düşünme kişilere, zekaya bağlı olmaksızın herkes tarafından öğrenilebilir. Olumlu düşünceyi başlatmak ve geliştirmek için on kural vermek isterim.<br />
Olmak istediğimiz kişiye yaraşır şekilde yürüyün konuşun ve davranın, olumlu ve başarılı düşünceleri aklınızdan çıkarmayın. Etrafa mutluluk güven ve amaç saçın. Karşılaştığınız her insana dünyada en önemli insan oymuş gibi davranın. Karşılaştığınız her insanın, kendisinin aranan, önemli ve takdir edilen bir kişi olduğunu hissetmesini sağlayın. Herkesin en iyi yönünü görün. Sağlığınız bozuksa, bunu sadece en yakınlarınızla paylaşın, herkese bahsetmeyin. Yeni fikirler bulabilmek için her yöne bakın. Pireyi deve yapmayın. Verici olmayı geliştirin, kendisine yardım etmeye çalışan bir insana kim karşı koyabilir?<br />
Olumlu düşündüğünüzde, sonuçlar üretebilirsiniz. Kendinizi tepkiler üreten değil, etkiler üreten biri konumuna koyarsınız. Rüzgarın yönünü tayin edemeyiz ama gemilerin seyrini ayarlayabiliriz.<br />
(2) Başarılı insan ; başarısızlığın hakkından gelmeyi bilir :<br />
Bir insanın başarısını belirleyen en önemli etkenlerden biri, başarısızlığını nasıl karşıladığıdır. Başaramama korkusu, eleştirilme korkusu, risk alma korkusu, kendine gelen güveni yitirme korkusu başarısızlığın nedenleridir. Üstesinden gelmek için başarısızlığın ne olduğu anlaşılmalı, zayıflarınızın farkında olmalısınız. Başarısızlığın karşısına yeni ayarlamalar, farklı yöntemlerle tekrar çıkın, oyuna tekrar girin. Cesaretsizliğinize sebep olacak, başarının hemen olması gerektiği inancından, fırsatın kaçmış olduğu inancından kurtulun.<br />
(3) Başarılı insan ; görüş sahibidir :<br />
Kendi nesillerini en güçlü ve kalıcı etkilemiş insanlar ‘görmeyi başaranlar’ olmuştur. Görüşü olmayan bir insan sadece yaşadığı anı ve dokunabildiği nesneleri görür. Görüş sahibi insanın karşısında bütün dünya kendisine açılmış durmaktadır.<br />
(4) Başarılı insan ; hedef sahibidir :<br />
Hedefler, insanlara amaç kazandırır, yapılan ise değer katar, önceliklerimizi korur, gücümüzü kanalize eder ve arttırır. Hedefler ilerlemeyi ölçmede bize yardımcı olur, iletişimde yardımcı olur, faaliyetten çok, sonuca önem vermemizi sağlar.<br />
(5) Başarılı insan ; zaman yönetimini bilir :<br />
Başarılı insanlar zamanın değerinin farkındadır, zamanı kullanmak için, ajanda kullanın, evden uzak çalışın ve güne erken başlayın. İşinizdeki kesintiler büyük zamanlarınızı boşa harcar. Bunu gidermek için sekreter tutun, blok zamanlarla çalışın. Önceliklerinizi bir liste yapın. Belirlediğiniz önceliklere göre işinizi yapın. Sürüncemede iş bırakmayın. Bazen önceliklere göre değil, hoşunuza giden sıraya göre işlerinizi yaptığınızı unutmayın.<br />
2. BAŞARI, BAŞKALARIYLA DEVAM EDER<br />
(1) Başarılı insan ; ilişkilere değer verir :<br />
Diğerleriyle ilişkilerinizi nasıl yürüteceğinizi öğrenirseniz hangi işte, alanda veya meslekte olursa olsun, başarıya giden yolun %85’ini geride bırakmışsınız demektir.<br />
İnsanlarla iyi ilişkiler kurmanın yolları; onlara büyük önem vermek, onlar hakkında çok şey bilmek, kendisiyle karşılaştığımız hiçbir bireyin değerini küçümsememektir.<br />
(2) Başarılı insan ; iletişim becerilerini geliştirir :<br />
İletişimde büyük mücadele sizi dinlemekte olanların aklını, geçmişini ve düşünme yöntemlerini anlamaktır. Bunları bilirseniz, pek çok iletişim tıkanıklığından uzak kalabilirsin.<br />
Sürekli konuşursanız, karşınızdakini dinleyemezsiniz, karşıdaki insanı rahatlatın ve onu dinlemeye niyetli olduğunuzu gösterir. Neye varmak istediğinize çabuk gelin, ara sıra tekrar ederek ne dediğinizin anlaşılmasını sağlayın. Küçük çaplı gruplarla iletişim beceri geliştirmeyi deneyin.<br />
(3) Başarılı insan ; güdülemeye inanır :<br />
Kendisi güdülenmemişken başkasını motive edemez. Başkalarını motive etmeye iletişimde açık olmakla başlayın, kendinize bir amaç adayın. İnsanlar onlardan beklentilerimiz oranında yanıt verir. Dostça rekabet oluşturur. İnsanların sonuçları ve ödülleri yaşamasını sağlayın. İnsanlar sonuçları gördüklerinde işlerine devam edebilir. Onlara inanın ve önemli olduklarını hissettirin. Bu temel becerileri uygulamadan insanları motive etmekte zorluk çekersiniz. İnsanın duygularına seslenmek, gereksinimlerine hitab etmek, yararları üzerinde durmak ve yeteneklerine cevap vermek motivasyonu sağlar. İnsan kendini motive etmek için önce başlamalı , hevesi gelmesini beklememeli. Aciliyet duygusu hissetmelidir.<br />
(4) Başarılı insan; liderliğini gösterir :<br />
İnsanlar programları değil onlara ilham veren liderleri özlerler. Liderlik etkidir. Gerçek lider kendisini izlemeleri yönünde diğerlerini etkileyebilen kişidir. Liderlerin temel prensipleri değişmez, fakat tarzları değişebilir.<br />
Beş liderlik tarzı vardır.<br />
a) Baskıcı lider; Mutlak itaate dayanır.<br />
b) Anlaşmacı lider; Müzakereye dayanır.<br />
c) İkna edici lider; Diğerlerini motive etmeye dayanır.<br />
d) Örnek olan lider; Takipçilerin işlerine dayanır.<br />
e) Güçlendirici lider; Güdüler ve başarmaları için donanım sağlar.<br />
Ortam ve şarta göre uygulanan liderlik tarzı değişiklik gösterebilir.<br />
Nihai başarı stratejiniz, yaşayacağınız olaylar ile sizin, başka hiç kimsenin yerine getiremeyeceği, belirli bir amaç için doğmuş olduğunuza inanmanızda somutlanır.<br />
Yaşamdan hak ettiğinize inandığınız şeyleri alamasanız bile, beklediğiniz şeyleri alırsınız</p>
<p>Başarı İçin Stratejiler – Jim Dornan</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kumsaati.org/basari-icin-stratejiler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hizmetkâr Liderlik (servant-leadership)</title>
		<link>http://www.kumsaati.org/hizmetkar-liderlik-servant-leadership/</link>
		<comments>http://www.kumsaati.org/hizmetkar-liderlik-servant-leadership/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Oct 2009 06:47:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayata dair]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kumsaati.org/hizmetkar-liderlik-servant-leadership/</guid>
		<description><![CDATA[İnsan tabiatı gereği sosyal bir varlıktır. Sosyal varlıklar hayatlarını sürdürebilmek için iş bölümüne ve rollerin paylaşımına ihtiyaç duyarlar. İş bölümlerinin ve rollerin nasıl paylaşılacağını, bir başka deyişle, nasıl bir toplum yapısı içinde bu rollerin yerine getirileceğini toplumun her seviyesinde liderler belirler.

Yöneticiler ise seçilen yapı ve model içinde işlerin ve rollerin doğru yapılmasından ve yürütülmesinden sorumludurlar. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan tabiatı gereği sosyal bir varlıktır. Sosyal varlıklar hayatlarını sürdürebilmek için iş bölümüne ve rollerin paylaşımına ihtiyaç duyarlar. İş bölümlerinin ve rollerin nasıl paylaşılacağını, bir başka deyişle, nasıl bir toplum yapısı içinde bu rollerin yerine getirileceğini toplumun her seviyesinde liderler belirler.</p>
<p><span id="more-47"></span></p>
<p>Yöneticiler ise seçilen yapı ve model içinde işlerin ve rollerin doğru yapılmasından ve yürütülmesinden sorumludurlar. Bir başka açıdan; yöneticiler sistem içinde, liderler ise sistemlerin tasarımı ve değişimi üzerinde çalışırlar. Yönetici, başında bulunduğu müessesenin işlerinin doğru yapılıp yapılmadığından sorumlu iken, ilgili kurumun lideri o kurumun var oluş gayesine uygun olarak hadiselerin akışını ve küresel çaptaki gelişmeleri dikkate alarak, doğru işlerin bağlamda, kurumu geleceğe taşıyan vizyon, strateji ve hedefleri belirleyen ve doğru işlerin yapılmasını sağlayan liderleri veya liderlik vasıflan olan yöneticileri olmalıdır.</p>
<p><span> </span></p>
<p>Bugün klasik, otoriter, baskıcı ve dediğim dedik tarzında güç kullanılarak ve insanların başında demoklesin kılıcını sallayarak onları yönetme veya sosyal düzeni devam ettirmeye yönelik idarecilik ve liderlik, çağ dışı kalmış olup bütün dünyada yeni liderlik modelleri geliştirilmiştir. Çünkü bütün araştırmalar göstermektedir ki, klasik yöneticilik anlayışını kullanan yönetici ve eğiticiler, mesuliyeti altındaki fertlerin kalbini, zihnini ve ruhunu satın alamamaktadır. Maaş karşılığı satın alabildiği ve kontrol edebildiği şey, ancak çalışanların bedenlerine ait iş gücü ve zamanlarıdır. 21. yüzyılda çalışanlarının gönüllerini, kalplerini ve üreticiliklerini de kuruma (işe) taşıyabilen şirketler ve kurumlar ayakta kalacaktır. Bütün dünya çapında insanlar ve toplumlar birbirlerinin ihtiyaçlarını samimâne karşılayabilecekleri ve birbirlerine değer verecekleri, birbirlerini yargılama ve yok etme yerine birbirlerine empati duyacakları, kılık, kıyafet, ırk ve cinsiyet ayrımı gözetmeksizin insanca muamele görecekleri, bu arada kendi ferdi kapasitelerini geliştirebilecekleri, işçilerin ve müşterilerin adil bir şekilde ilgi ve destek gördükleri bir toplum modelini arzulamaktadırlar. Ayrıca toplumdaki azınlığın değil, çoğunluğun ihtiyaçlarına öncelik veren, hassas ve bu ihtiyaçları karşılayan liderleri özlemektedirler. Böyle bir toplum modelini gerçekleştirecek insanlar, toplumun yöneticileri değil, onlar arasından veya halkın arasından çıkan liderlerdir. Acaba böyle bir liderlik nasıl bir model üzerine oturmalıdır ve bu liderlerin kişilik özellikleri neler olmalıdır sorusuna cevap arayışları devam ederken l970’li yıllarda Robert Greenleaf tarafından geliştirilen “hizmetkâr liderlik” kavramı ve modeli oldukça ön plâna çıkmış bulunmaktadır. Aslında yüzyıllar önce Peygamberimiz tarafından çerçevesi çizilen “seyyidü’l-kavmi hâdimuhum: Liderler (seyyidler) kavimlerinin hizmetârlarıdır” hadisinin sırrı ortaya çıkmakta ve bugün Batı toplumlarında hayata taşınmaya çalışılmaktadır. Bundan başka takım çalışmasına önem veren liderlik, toplumun katılımını ve isteklerini dikkate alarak kararların alındığı kolektif liderlik, ahlâki değerlerle uyuşan ve insanlara daha fazla değer veren etik (değer) merkezli liderlik, bu yeni arayışlardan birkaçıdır. Hizmetkâr liderlik, insanlar arasında iş birliğini, güveni, geleceği öngörmeyi (basireti), dinlemeyi, sahip olunan güç ve yetkilerin ahlaki ölçüler içinde kullanımını teşvik eder.</p>
<p>Hayatımızın farklı kesitlerinde bazen liderlik (kumandanlık), bazen de izleyicilik (asker) rollerini oynarız. İşimizde memur isek, evde ailemizin lideriyiz. İş yerinde yönetici isek, bir üst makama karşı da mesulüz. Bir başka deyişle bazen hizmet eden rolünü, bazen de hizmet edilen rolünü oynuyoruz. Hayat manalı ve heyecan verici zıtlıklarla doludur. İşte bunlardan biri, hizmetkâr ile liderin bir arada olmasını sağlayan ve iki rolü sentezleyen “hizmetkâr liderlik”tir. Hizmetkâr liderlik kavramı, herkesin kendi hayatında bu iki rol arasındaki dengeyi kurmasını teşvik eder. Liderlik konumunda olduğumuz noktada asıl vazifemiz, insanlara hizmet vermek iken, tabi olduğumuz noktalarda ise boşlukları veya atlanan hizmetleri doldurmak olmalıdır. Sonuçta bu iki rolü bir arada oynamak kendi hayatımızı zenginleştirdiği gibi, içinde bulunduğumuz kurumların veya enstitülerin de işleyişinde önemli düzeyde iyileştirici katkıda bulunur. Hizmetkâr liderliğin gayesi, toplumun bütün fertlerini ve müesseselerini daha sağlıklı, daha bilge, daha serbest ve bağımsız hale getirerek, daha iyi ve daha insancıl bir toplum oluşturmaktır. Bu şekilde insanlık ailesinin bütün çeşitliliğini kullanarak, her birinin kendine ait güzelliklerini geliştirmesine yardımcı olmaktır. Hizmetkâr liderlikte sahip olunan güç ve kuvvet, çalışanların her türlü ihtiyacının karşılanması için kullanılır. Şahsi, mesleki ve ruhi ihtiyaçları karşılanan fertler de, o müesseseye hem kafalarını, hem kalplerini, hem de zamanlarını feda ederek, o kurumun gelişmesine içten katkıda bulunurlar.</p>
<p>Hizmetkâr liderlik kavramı, insanları yöneten kişilerin rollerinde köklü değişiklikleri mecburi kılan yeni bir liderlik modelidir. Özellikle her bir kurum içinde çalışan idareci ve yönetici konumundaki kişiler, kendilerini hizmetkâr lider olarak tanımladığında ve bu rolü benimsediklerinde, iş yerinde insanların birbirlerine karşı tutum ve davranışları daha insani olmakta ve o kurumdan hizmet alan müşteriler de daha çok memnun kalmaktadırlar. Bunun farkında olan müessese ve şirketler, sistemlerini ve yönetim anlayışlarını çalışanlarının şahsi, mesleki ve ruhi gelişimlerini geliştirecek şekilde değiştirmektedirler. Bugün Batı’da yüz binlerce idareci ve şirket yöneticisi ve mahalli yönetimlerin başında bulunan kimseler bu “hizmetkâr liderlik” modelini benimsemişler ve kendilerini eğitime tabi tuttuktan sonra hizmet götürdükleri insanlara baskıcı ve otoriter tarzda değil, hizmetkâr makamında onların ihtiyaçlarını gidermeye başlamışlardır. Batı’da her derecedeki yönetici ve idareciler arasında giderek hüsnükabul gören bu yeni anlayış, umarız ki yakın zamanda ülkemiz idarecilerine de transfer edilir.</p>
<p>HİZMETÇİ LİDERLİĞİN 10 VASFI</p>
<p>Hizmetkâr lider, kendi işinden önce, ait olduğu grubun işlerini gören kişidir. Bu kişilerde tabiî hissiyat, başkalarına yardımcı olmaktır. Ancak böyle tabiî bir hisse sahip olan kişiler, bu hislerini geliştirip hizmetkâr lider olabilirler. Hizmetkâr lider öncelikle insanların en temel ihtiyacı olan, tasdiklenmek, takdir edilmek, hatırlanmak dahil, insanların bedeni, ruhi ve hissi ihtiyaçlarının karşılanıp karşılanmadığı konusunda hassas olan kişidir. Bir kişinin hizmetkâr bir liderlik rolü oynayıp oynamadığını anlamak için hizmet verdiği kişileri incelemek gerekir. Bu kişiler, şahsiyetleri gelişmiş, şahsi bütünlüğe sahip (söz ve davranış bütünlüğü olan) insanlar olarak mı hayata atılıyorlar? Daha sağlıklı, daha bilgece ve serbestçe kararlar alıp tercihlerde bulunabiliyorlar mı? En önemlisi, onlar da kendilerini insanlara hizmet sunan bir kimse olarak tanımlayabiliyorlar mı? Hizmetkâr liderlik kavramı, iki zıt rolü bir araya toplayan yeni bir liderlik modeli olduğu için, bir gecede öğrenilecek bir şey değildir. Hayata bakış açımızın ve iş hayatımızın uzun süreli bir dönüşümünü gerektiren, müspet, yapıcı değişimleri sağlayan bir davranış ahlâkı modelidir. Hizmetkâr lider, insanlara hizmet götürebilmek için gücü ve bilgeliği bulup sentez edebilen kişidir. Bu kişilerin temel 10 özelliğini kısaca aşağıdaki şekilde sayabiliriz.</p>
<p>1- Dinleme kabiliyeti: Liderler geleneksel olarak iletişim ve karar alma maharetlerine göre değerlendirilir. Hizmetkâr liderde diğerlerini samimane ve isteyerek dinleme becerisi çok güçlü ve içten olan kişidir. Özellikle lider, başında bulunduğu grup ve topluluğun isteklerini belirlemeye ve onu çok açık ve net bir şekilde tanımlamaya karşı istekli olmalıdır. Dinleme, muhatabın veya grubun içindeki hisleri ve arzuları, bir başka deyişle, muhatabın beden, ruh ve zihninin birlikte söylediği mesajı anlamayı gerektirir.</p>
<p>2- Empati: Hizmetkâr liderler diğer insanlarla empati seviyesinde münasebet kurarlar. Diğer insanların özel kabiliyetlerini ve maharetlerini fark edip, onlara sahip çıkarak toplumun hizmetine sunmalıdırlar. Birlikte çalıştıkları insanların iyi niyetli olduklarını düşünür, davranışları ve performansları kabul edilemez olsa bile onları reddetmezler. En başarılı hizmetkâr liderler, becerikli empatik dinleyici olanlardır.</p>
<p>3- İyileştirme: İnsanları iyileştirmeyi öğrenme, dönüşüm ve entegrasyon için güçlü bu kuvvettir. Hizmetkâr liderlerin önemli bir üstün tarafı da kendilerini ve diğer insanları iyileştirme potansiyelleridir. Çünkü günümüzde birçok insan hissiyat olarak incinmiş, ruhları ve kalpleri kırılmış bir hayat sürdürmektedir. Hizmetkâr liderler, bu insanlarla bire-bir temasa geçerek, onların kalplerini ve ruhlarını ortak şeyleri paylaşarak ve daha yüce bir şey etrafında bütünleştirerek iyileştirirler.</p>
<p>4- Farkında olmak: Genel olarak farkında olmak ve kendinin ne durumda olduğunun farkında olmak, hizmetkâr lideri daha da güçlü kılar. Bu noktadan lider, daima farkı fark etme becerisini güçlendirme gayretindedir. Bir kimse farkı fark etmeyi öğrenmişse, etik ve değer hükümlerini içine alan konulan da anlaması kolaylaşır. Neticede problemleri ve meseleleri daha geniş perspektiften ve bütüncül bir tarzda ele alması kolaylaşın</p>
<p>5- İkna etme gücü: Hizmetkâr liderler, karar verirken sahip olduğu makamın otoritesini kullanma yerine, o kararla alakalı insanları ikna etme metodunu kullanırlar. Zorlama yerine muhatapların akıl ve kalplerine hitap ederek, akıllarını, hislerini ve ruhlarını da fethederek onlara işleri yaptırırlar. Neticede gruplar kendi aralarında ortak akıl, değer ve tutum üretebilme kapasitesine kavuşurlar.</p>
<p>6- Kavramsallaştırma: Hizmetkâr liderler, kabiliyetlerini, hayal dünyalarını dolduracak şekilde geliştirirler. Problemleri kavramlar haline sokan liderler, meselelere bu perspektiften bakarak, günlük realitelerin ötesine geçerek daha geniş bir açıdan düşünme imkânına sahiptirler. Bunu sürekli pratik yaparak ve kendilerini disiplin altına alarak yaparlar. Hâlbuki lider vasfından uzak yöneticiler, genellikle, kısa sürede netice alınabilen işleri ve problemleri çözerek kendilerini tüketirler ve uzun süre gerektiren ciddi problemleri zamanın akışına bırakırlar. Hizmetkâr lider vasfı olan idareciler ise, düşüncelerini hem günlük rutin işleri yürütmek ve günlük sıkıntıları aşmak için kullanır, hem de daha geniş perspektifte meselelere kavramlar perspektifinden, derinlemesine yaklaşırlar.</p>
<p>7- İleri görüşlülük: İleride olması muhtemel hadiseleri önceden görebilme kabiliyetini tanımlamak zor olmasına rağmen, bu işi yapabilenleri tespit etmek kolaydır. Bir insan gördüğünde bilir. Önceden görme ise sezgiyle alâkalı bir maharet olup, hizmetkâr liderin geçmişten ve bugünün realitelerinden dersler alıp, bugün alman kararların gelecekteki muhtemel sonuçlarını anlamasına yardımcı olur.</p>
<p>8- Çobanlık (emniyet): Bir şeyi bir başkası için güvenilir ve emin şekilde saklamak mânâsına gelen çobanlık, başkalarının ihtiyaçlarını öncelikle gidermede önemli bir ahlâki davranıştır (diğergamlık). Çobanlık, aynı zamanda kontrol etme gücünü kullanmak yerine, açıklığı ve iknayı daha çok ön plâna çıkarır. Çobanlık, toplumun selâmeti ve refahı için kurum ve müesseseleri var oluş gayesi etrafında işleterek, müesseseleri korumak anlamına da gelir. Bu noktada Peygamberimiz(s.a.s)’in “hepiniz bir çobansınız, ve güttüğünüzden mesulsünüz” şeklindeki hadisi de hizmetkâr liderlerin bu vasfına ışık tutmaktadır.</p>
<p>9- İnsanların gelişmesi ve büyümesine özel ihtimam gösterme: Hizmetkâr liderler, insanların, çalıştıkları kurumda işçiler olarak yaptıkları katkının ötesinde özel bir değere sahip olduklarına inanırlar. Bundan dolayı her hizmetkâr lider, her ferdin büyüyüp gelişmesine özel gayret sarf eder ve emri altında çalışanların veya sorumlu olduğu fertlerin şahsi, mesleki ve ruhi gelişimlerini tamamlamaları için sahip olduğu bütün gücü kullanma konusunda mesul olduğunun şuurundadır. Bu hedefe mâtuf olarak, çalışanlarının şahsi ve mesleki gelişimleri için özel fonlar oluşturur ve bunları kullanmaları için teşvik eder. Çalışanlarının veya mesul olduğu kişilerin karar alma mekanizmalarına katılmaları konusunda onları teşvik eder. Ayrıca işten ayrılması gereken işçilere de bir başka iş bulmaları konusunda özel gayret gösterir. İşten ayrılanları hemen unutmaz, onlara olan maddi ve manevi desteğini devam ettirecek fonlar ve yapılanmalar teşkil eder.</p>
<p>10- İş hayatı dışında küçük birliktelik sağlayıcı gruplar ve topluluklar inşa etme: İnsan hayatını birinci derecede şekillendiren faktörlerin başında insanın informal eğitimi gelir. İnformal eğitim, okul veya iş dışında edinilen küçük arkadaş topluluklarında öğrenilen ve kazanılan şeylerdir. Bunun farkında olan hizmetkâr lider, sorumluluğu altındaki insanların kendilerini daha sağlıklı ve bilgili ve serbest kılacak topluluklar oluşturmalarını ve boş zamanlarını buralarda geçirmelerini temin etmeye çalışır. Bunu yerine getirmek için, mesai dışında insanların şahsi, mesleki ve ruhi gelişimlerini sağlayıcı sosyal faaliyetler tertipler.</p>
<p>HİZMETKÂR LIDERLİĞİN UYGULAMA SAHALARI</p>
<p>Hizmetkâr liderlik modelinin öncelikle uygulanması gereken saha, bunun her türlü kurum ve sosyal oluşum seviyesinde (aile, okul, mahalli yönetimler, hastahaneler, dini hizmet veren kurumlar v.b.) bir model ve yeni paradigma olarak benimsenmesini sağlamak olmalıdır. Ayrıca bütün bu kurumların misyonu içinde bu hizmetkâr liderlik felsefesi yer almalıdır.</p>
<p>İkinci önemli uygulama sahası da bu yeni modelin şirketlerdeki ve kurumlardaki yönetim kurulları ile yürütme kurullarının var oluş gayelerini ve sorumluluklarını belirleyici bir çerçeve olarak kabul edilmesidir. Bugün bu kurullar, işsizlere iş verme ve kurumun gelirlerini usulünce yeme gibi pratikte çarpık işleyişlere sahne olmaktadır. Bu noktadan bu kurullar, kendilerine ait rolleri sorgulamalılar ve şu iki soruya cevap bulmalılar: Biz hangi maksatla buradayız? Ürettiğimiz katma değer, olmazsa olmaz cinsinden midir? İkincisi, bizler kime hizmet götürüyoruz? Yönetim kurulunda olduğumuz şirketin çalışanlarına götürdüğümüz hizmetler nelerdir? Bu sorulara tatmin edici cevaplar verilebiliyorsa, burada hizmetkâr liderlik misyonu yaşatılıyor demektir.</p>
<p>Üçüncü uygulama alanı ise üniversitelerin liderlik ve yönetim derslerinin verildiği bölümlerde ders olarak okutulmasıdır. Bu konularda üniversitelerde tezler ve araştırmalar yapılması teşvik edilmelidir. Üniversitelerde yönetime talip olan kişiler, bu kurslardan geçirilmelidir. Yine benzer şekilde eğitim ve danışmanlık şirketleri tarafından verilen liderlik ve yöneticilik kurslarında bu hizmetkâr liderlik modeli ele alınıp tanıtılmalıdır. Özellikle sürekli kalite çemberlerinin uygulanmakta olduğu şirketlerde bu liderlik modeli, oldukça yardımcı bir yaklaşım olmaktadır.</p>
<p>21. yüzyılda liderlik şahıslarla değil takım çalışmasıyla (şahs-ı manevî – ortak akıl – ortak değer – ortak prensipler) gerçekleştirilecek; alınan kararlar, insanların şahsî özelliklerini geliştirici olacak ve kendilerini gerçekleştirmiş ve kapasitelerini ortaya çıkarmış insanlar topluma katma değeri yüksek hizmetler verebilecektir.</p>
<p>DÜNYADA YÜRÜTÜLEN FAALİYETLER</p>
<p>20. yüzyıl Batı toplumlarında “hizmetkâr liderlik (servant-leadership)” kavramı, enstitü ve bir eğitim kurumu olarak ilk defa 1964 yılında “Uygulamalı Etik” olarak kuruldu. O günden beri büyüyerek gelişen bu milletlerarası merkez, Amerika Birleşik Devletleri’nin Indiana eyaletinde Indianapolis şehrinde “Servant-Leadership-Robert K. Greenleaf Center” olarak hizmet vermektedir. Merkez her yıl “Milletlerarası Hizmetkâr Liderlik Konferansı” tertiplemektedir.</p>
<p>Bu merkez, insanları ve kurumları bu yeni liderlik anlayışı ile tanıştırmak için çeşitli uygulamalı kurslar, seminerler ve toplantılar düzenlemektedir. Merkez bugüne kadar “hizmetkâr liderlik” üzerine yazılmış, 120 kitap, bröşür, göze ve kulağa hitap eden dökümanlar yayınlamıştır. Bizim değerlerimizin başkaları tarafından alınıp, hayata taşındığını gördükçe; “acaba bir gün İslâmiyet bir hayat tarzı olarak Batı’dan bize ithal mi edilecek ve bizim dinimizin emirlerinin nasıl hayata taşınacağı konusunda Batılılardan ders almamız mı gerekecek?” şeklinde sorular akla gelmektedir.<br />
Kaynak: http://www.greenleaf.org</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kumsaati.org/hizmetkar-liderlik-servant-leadership/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>George Carlin’in Zaman Paradoksu</title>
		<link>http://www.kumsaati.org/george-carlin%e2%80%99in-zaman-paradoksu/</link>
		<comments>http://www.kumsaati.org/george-carlin%e2%80%99in-zaman-paradoksu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Oct 2009 06:46:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayata dair]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kumsaati.org/?p=45</guid>
		<description><![CDATA[Daha yüksek binalarımız, ama daha kısa sabrımız var;
daha geniş oto yollarımız, ama daha dar bakış açılarımız var.
Daha çok harcıyoruz, ama daha az şeye sahibiz;
daha fazla satın alıyoruz, ama daha az hoşnut kalıyoruz.
 
Daha büyük evlerimiz, ama daha küçük ailelerimiz;
daha çok ev gereçleri, ama daha az zamanımız var.
Daha çok eğitimimiz, ama daha az sağduyumuz;
daha fazla bilgimiz, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Daha yüksek binalarımız, ama daha kısa sabrımız var;<br />
daha geniş oto yollarımız, ama daha dar bakış açılarımız var.</p>
<p>Daha çok harcıyoruz, ama daha az şeye sahibiz;<br />
daha fazla satın alıyoruz, ama daha az hoşnut kalıyoruz.</p>
<p><span> </span></p>
<p>Daha büyük evlerimiz, ama daha küçük ailelerimiz;<br />
daha çok ev gereçleri, ama daha az zamanımız var.</p>
<p>Daha çok eğitimimiz, ama daha az sağduyumuz;<br />
daha fazla bilgimiz, ama daha az bilgeliğimiz var.</p>
<p>Daha çok uzmanımız, ama yine de daha çok sorunumuz;<br />
daha çok ilacımız, ama daha az sağlığımız var.</p>
<p>Çok fazla alkol ve sigara tüketiyoruz, çok savurganca para harcıyoruz,<br />
çok az gülüyoruz, çok hızlı araba kullanıyor, çok çabuk kızıyoruz,<br />
çok geç saatlere kadar oturuyor, çok yorgun kalkıyoruz,<br />
çok az okuyor çok fazla TV izliyoruz ve çok ender şükrediyoruz.</p>
<p>Mal varlıklarımızı çoğalttık, ama değerlerimizi azalttık.<br />
Çok konuşuyoruz, çok az seviyoruz ve çok sık nefret ediyoruz.</p>
<p>Geçimimizi sağlamayı öğrendik, ama yaşam kurmayı öğrenemedik. Yaşamımıza yıllar kattık, ama yıllara yaşam katamadık.</p>
<p>Aya gidip gelmeyi öğrendik, ama yeni komşumuzla karşılaşmak için caddenin karşısına geçmekte sorunumuz var.<br />
Dış Uzayı fethettik, ama iç dünyamızı edemedik.<br />
Daha büyük işler yaptık, ama daha iyi işler yapamadık.<br />
Havayı temizledik, ama ruhumuzu kirlettik.</p>
<p>Atoma hükmettik, ama önyargılarımıza edemedik.<br />
Daha çok yazıyoruz, ama daha az öğreniyoruz.<br />
Daha çok plan yapıyoruz, daha az sonuca varıyoruz.</p>
<p>Koşuşmayı öğrendik, ama beklemeyi öğrenemedik.<br />
Daha fazla bilgiyi depolamak, her zamankinden daha çok kopya çıkarmak için daha çok bilgisayarlar yapıyoruz, ama git gide daha az iletişim kuruyoruz.</p>
<p>Zaman artık, hızlı hazırlanan ve yavaş sindirilen yiyeceklerin; büyük adamlar ve küçük karakterlerin; yüksek kârlar ve sığ ilişkilerin zamanıdır.</p>
<p>Günümüz artık, iki maaşın girdiği ama boşanmaların daha çok olduğu, daha süslü evler, ama dağılmış yuvaların olduğu günlerdir. Bu günler, hızlı seyahatler, kullanılıp atılan çocuk bezleri, yok edilen ahlakî değerler, bir gecelik ilişkiler, obez bedenler ve neşelendirmekten sakinleştirmeye hatta öldürmeye kadar her şeyi yapabilen hapların olduğu günlerdir. Vitrinlerde her şeyin sergilendiği, ama depolarda hiçbir şeyin olmadığı bir zamandayız.</p>
<p>Öyle bir zaman ki teknoloji bu mektubu size getirebilir, siz bu içselliği ya paylaşmayı, ya da sil tuşuna basmayı seçebilirsiniz.</p>
<p>Yaşam, aldığımız nefes sayısıyla değil, nefesimizi kesen anların sayısıyla ölçülür</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kumsaati.org/george-carlin%e2%80%99in-zaman-paradoksu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gerçekten ben çok özelim</title>
		<link>http://www.kumsaati.org/gercekten-ben-cok-ozelim/</link>
		<comments>http://www.kumsaati.org/gercekten-ben-cok-ozelim/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Oct 2009 06:45:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayata dair]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kumsaati.org/?p=43</guid>
		<description><![CDATA[Kendimi seviyorum ve kendimi çok iyi hissediyorum.
Kendimi geliştirmek için her gün çalışmama ve her gün daha iyiye gitmeme rağmen bugünkü beni seviyorum.
Ve yarın daha iyi oldum zaman da kendimi seveceğim.

Bütün dünyada gerçekten benim gibi kimsenin olmadı doğrudur.
Daha önce asla başka bir ben yoktu ve tekrar başka bir ben olmayacak.
Ben tepeden tırnağa eşsizim.
Bazı hallerde, başkaları gibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kendimi seviyorum ve kendimi çok iyi hissediyorum.</p>
<p>Kendimi geliştirmek için her gün çalışmama ve her gün daha iyiye gitmeme rağmen bugünkü beni seviyorum.<br />
Ve yarın daha iyi oldum zaman da kendimi seveceğim.</p>
<p><span id="more-43"></span></p>
<p>Bütün dünyada gerçekten benim gibi kimsenin olmadı doğrudur.<br />
Daha önce asla başka bir ben yoktu ve tekrar başka bir ben olmayacak.</p>
<p>Ben tepeden tırnağa eşsizim.<br />
Bazı hallerde, başkaları gibi görüne bilir, hareket ede bilir veya konuşa bilirim<br />
ama ben onlar değilim. Ben benim.</p>
<p>Birisi olmak istedim ve şimdi olduğumu biliyorum.<br />
Dünyadaki herhangi birisi olmaktansa kendim olmayı tercih ederim.</p>
<p>Hissetme tarzımı seviyorum, düşünme tarzımı seviyorum ve işler yapma tarzımı seviyorum. Kendimi ve kimliğimi beğeniyorum.</p>
<p>Benim birçok güzel niteliğim var. Yeteneklerim, hünerlerim ve kabiliyetim var.<br />
Henüz bilmediğim yeteneklerim bile var.<br />
Ve sürekli kendi içimde yeni yetenekler keşfediyorum.</p>
<p>Ben olumluyum. Ben kendimden eminim.<br />
İyi şeyler yansıtırım. Eğer yakından bakarsanız ,<br />
etrafımda bir parlaklık bile göre bilirsiniz.</p>
<p>Yaşam doluyum. Yaşamayı seviyorum ve hayatta olduğuma memnunum.<br />
Çok özel bir zamanda çok özel bir kişiyim.</p>
<p>Akılıyım. Zihnim çabuk, uyanık, zekice eğlencelidir.<br />
İyi şeyler düşünürüm ve zihnim benim için her şeyi yoluna koyar.</p>
<p>Çok fazla enerji, şevk ve canlılığa sahibim.<br />
İlgi çekici biriyim ve kendim olmaktan hoşlanırım.</p>
<p>Başka insanlarla olmaktan hoşlanırım ve başka insanlarda benimle olmaktan hoşlanırlar.<br />
İnsanlar söyleyeceklerimi işitmekte ve düşündüklerimi bilmekten hoşlanırlar.</p>
<p>Çok gülümserim. İçimde mutluyum ve dışarıda mutluyum.</p>
<p>Pek çok şeyle ilgilenirim. Sahip olduğum tüm nimetlerin, öğrendigim şeylerin ,<br />
bugun, yarın ve ebediyen ben olduğum sürece-öğreneceğim<br />
her şeyin değerini biliyorum.</p>
<p>Sıcak, samimi, dürüst ve içtenim. Ben bunların hepsiyim ve daha fazlasıyım.<br />
Ve bütün bunların hepsi benim. Kendimi seviyorum ve ben, ben olduğum için memnunum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kumsaati.org/gercekten-ben-cok-ozelim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Benim yaşam listem</title>
		<link>http://www.kumsaati.org/benim-yasam-listem/</link>
		<comments>http://www.kumsaati.org/benim-yasam-listem/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Oct 2009 06:44:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayata dair]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kumsaati.org/?p=41</guid>
		<description><![CDATA[Yıl 1940 yağmurlu bir öğleden sonra John Goddard adında 15 yaşında bir çocuk mutfak masasına oturuyor. temiz bir kağıt çıkarıyor ve yazmaya başlıyor.  Hedefli yaşamak ve hedefsiz yaşamak arasındaki fark. yıl 1940 yaş 15 insanın içi ürperiyor gerçekten.
Benim Yaşam Listem
Gezilecek Yerler:
1. * Nile River
2. * Amazon River
3. * Congo River
4. * Colorado River
5. Yangtze River, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yıl 1940 yağmurlu bir öğleden sonra John Goddard adında 15 yaşında bir çocuk mutfak masasına oturuyor. temiz bir kağıt çıkarıyor ve yazmaya başlıyor.  Hedefli yaşamak ve hedefsiz yaşamak arasındaki fark. yıl 1940 yaş 15 insanın içi ürperiyor gerçekten.</p>
<p><strong>Benim Yaşam Listem</strong></p>
<p>Gezilecek Yerler:</p>
<p>1. * Nile River<br />
2. * Amazon River<br />
3. * Congo River<br />
4. * Colorado River</p>
<p>5. Yangtze River, China<br />
6. Niger River<br />
7. Orinoco River, Venezuela<br />
8. * Rio Coco, Nicaragua</p>
<p><span id="more-41"></span></p>
<p>STUDY PRIMITIVE CULTURES IN:<br />
9. * The Congo<br />
10. * New Guinea<br />
11. * Brazil<br />
12. * Borneo<br />
13. * The Sudan (nearly buried alive in a sandstorm)<br />
14. * Australia<br />
15. * Kenya<br />
16. * The Philippines<br />
17. * Tanganyika (Now Tanzania)<br />
18. * Ethiopia<br />
19. * Nigeria<br />
20. * Alaska</p>
<p>CLIMB:<br />
21. Mt. Everest<br />
22. Mt. Aconcagua, Argentina<br />
23. Mt. McKinley<br />
24. * Mt. Hauscaran, Peru<br />
25. * Mt. Kilimanjaro<br />
26. * Mt. Ararat, Turkey<br />
27. * Mt. Kenya<br />
28. Mt. Cook, New Zealand<br />
29. * Mt. Popocatepetl, Mexico<br />
30. * The Matterhorn<br />
31. * Mt. Rainier<br />
32. * Mt. Fuji<br />
33. * Mt. Vesuvius<br />
34. * Mt. Bromo, Java<br />
35. * Grand Tetons<br />
36. * Mt. Baldy, California</p>
<p>37.Carry out careers in medicine and exploration (studied premed, treats illnesses among primitive tribes)<br />
38. Visit every country in the world (30 to go)<br />
39. * Study Navaho and Hopi Indians<br />
40. * Learn to fly a plane<br />
41. * Ride horse in Rose Parade</p>
<p>PHOTOGRAPH:<br />
42. * Iguacu Falls, Brazil<br />
43. * Victoria Falls, Rhodesia (Chased by a warthog in the process)<br />
44. * Sutherland Falls, New Zealand<br />
45. * Yosemite Falls<br />
46. * Niagara Falls<br />
47. * Retrace travels of Marco Polo and Alexander the Great</p>
<p>EXPLORE UNDERWATER:<br />
48. * Coral reefs of Florida<br />
49. * Great Barrier Reef, Australia (photographed a 300-pound clam)<br />
50. * Red Sea<br />
51. * Fiji Islands<br />
52. * The Bahamas<br />
53. * Explore Okefenokee Swamp and the Everglades</p>
<p>VISIT:<br />
54. North and South Poles<br />
55. * Great Wall of China<br />
56. * Panama and Suez Canals<br />
57. * Easter Island<br />
58. * The Galapagos Islands<br />
59. * Vatican City (saw the Pope)<br />
60. * The Taj Mahal<br />
61. * The Eiffel Tower<br />
62. * The Blue Grotto<br />
63. * The Tower of London<br />
64. * The Leaning Tower of Pisa<br />
65. * The Sacred Well of Chichen-Itza, Mexico<br />
66. * Climb Ayers Rock in Australia<br />
67. Follow River Jordan from Sea of Galilee to Dead Sea</p>
<p>SWIM IN:<br />
68. * Lake Victoria<br />
69. * Lake Superior<br />
70. * Lake Tanganyika<br />
71. * Lake Titicaca, S. America<br />
72. * Lake Nicaragua</p>
<p>ACCOMPLISH:<br />
73. * Become an Eagle Scout<br />
74. * Dive in a submarine<br />
75. * Land on and take of from an aircraft carrier<br />
76. * Fly in a blimp, balloon and glider<br />
77. * Ride an elephant, camel, ostrich and bronco<br />
78. * Skin dive to 40 feet and hold breath two and a half minutes underwater.<br />
79. * Catch a ten-pound lobster and a ten-inch abalone<br />
80. * Play flute and violin<br />
81. * Type 50 words a minute<br />
82. * Make a parachute jump<br />
83. * Learn water and snow skiing<br />
84. * Go on a church mission<br />
85. * Follow the John Muir trail<br />
86. * Study native medicines and bring back useful ones<br />
87. * Bag camera trophies of elephant, lion, rhino, cheetah, cape buffalo and whale<br />
88. * Learn to fence<br />
89. * Learn jujitsu<br />
90. * Teach a college course<br />
91. * Watch a cremation ceremony in Bali<br />
92. * Explore depths of the sea<br />
93. Appear in a Tarzan movie (he now considers this an irrelevant boyhood dream)<br />
94. Own a horse, chimpanzee, cheetah, ocelot, and coyote (yet to own a chimp or cheetah)<br />
95. Become a ham radio operator<br />
96. * Build own telescope<br />
97. * Write a book (On Nile trip)<br />
98. * Publish an article in National Geographic Magazine<br />
99. * High jump five feet<br />
100. * Broad jump 15 feet<br />
101. * Run mile in five minutes<br />
102. * Weigh 175 pounds stripped (still does)<br />
103. * Perform 200 sit-ups and 20 pull-ups<br />
104. * Learn French, Spanish and Arabic<br />
105. Study dragon lizards on Komodo Island (Boat broke down within 20 miles of island)<br />
106. * Visit birthplace of Grandfather Sorenson in Denmark<br />
107. * Visit birthplace of Grandfather Goddard in England<br />
108 * Ship aboard a freighter as a seaman<br />
109. Read the entire Encyclopedia Britannica (Has read extensive parts in each volume)<br />
110. * Read the Bible from cover to cover<br />
111.* Read the works of Shakespeare, Plato, Aristotle, Dickens, Thoreau, Rousseau, Conrad, Hemingway, Twain, Burroughs, Talmage, Tolstoi, Longfellow, Keats, Poe, Bacon, Whittier, and Emerson (not every work of each)<br />
112.* Become familiar with the compositions of Bach, Beethoven, Debussy, Ibert, Mendelssohn, Lalo, Liszt, Rimski-Korsakov, Respighi, Rachmaninoff, Paganini, Stravinsky, Toch, Tschaikosvsky, Verdi<br />
113.* Become proficient in the use of a plane, motorcycle, tractor, surfboard, rifle, pistol, canoe, microscope, football, basketball, bow and arrow, lariat and boomerang<br />
114. * Compose music<br />
115. * Play Clair de Lune on the piano<br />
116. * Watch fire-walking ceremony (In Bali and Surinam)<br />
117. * Milk a poisonous snake (bitten by diamondback during photo session)<br />
118. * Light a match with .22 rifle<br />
119. * Visit a movie studio<br />
120. * Climb Cheops’ pyramid<br />
121. * Become a member of the Explorer’s Club and the Adventure’s Club<br />
122. * Learn to play polo<br />
123. * Travel through the Grand Canyon on foot and by boat<br />
124. * Circumnavigate the globe (four times)<br />
125. Visit the moon (”Someday, if God wills”)<br />
126. * Marry and have children (has five children)</p>
<p>127. * Live to see the 21st century</p>
<p>liste için  <a href="http://www.johngoddard.info/life_list.htm" target="_blank">My Life List</a> yazarı için  <a href="http://www.johngoddard.info/" target="_blank">John Goddard</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kumsaati.org/benim-yasam-listem/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pozitif İnsanlar İçin On Güçlü İfade</title>
		<link>http://www.kumsaati.org/pozitif-insanlar-icin-on-guclu-ifade/</link>
		<comments>http://www.kumsaati.org/pozitif-insanlar-icin-on-guclu-ifade/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Oct 2009 06:44:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayata dair]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kumsaati.org/pozitif-insanlar-icin-on-guclu-ifade/</guid>
		<description><![CDATA[Ten Powerful Phrases for Positive People (Rich Devos)
1. Hatalıyım
2. Özür dilerim
3. Bunu yapabilirsin
4. Sana inanıyorum
5. Seninle gurur duyuyorum
6. Teşekkür ederim
7. Sana ihtiyacım var
8. Sana güveniyorum
9. Sana saygı duyuyorum
10. Seni seviyorum
Kullanacağınız pozitif ifadelerle kendi hayatınızda ve İnsanların hayatında büyük bir fark yaratabilirsiniz!
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ten Powerful Phrases for Positive People (Rich Devos)</p>
<p>1. Hatalıyım<br />
2. Özür dilerim<br />
3. Bunu yapabilirsin<br />
4. Sana inanıyorum<br />
5. Seninle gurur duyuyorum<br />
6. Teşekkür ederim<br />
7. Sana ihtiyacım var<br />
8. Sana güveniyorum<br />
9. Sana saygı duyuyorum<br />
10. Seni seviyorum</p>
<p>Kullanacağınız pozitif ifadelerle kendi hayatınızda ve İnsanların hayatında büyük bir fark yaratabilirsiniz!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kumsaati.org/pozitif-insanlar-icin-on-guclu-ifade/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Asla vazgeçmeyin …</title>
		<link>http://www.kumsaati.org/asla-vazgecmeyin-%e2%80%a6/</link>
		<comments>http://www.kumsaati.org/asla-vazgecmeyin-%e2%80%a6/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Oct 2009 06:43:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayata dair]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kumsaati.org/asla-vazgecmeyin-%e2%80%a6/</guid>
		<description><![CDATA[

 
















]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://ziza.ru/fun/most/ziza.ru_1.gif" border="0" alt="" /></p>
<p><span id="more-39"></span></p>
<p><span> </span></p>
<p><img src="http://ziza.ru/fun/most/ziza.ru_2.gif" border="0" alt="" /></p>
<p><img src="http://ziza.ru/fun/most/ziza.ru_3.gif" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://ziza.ru/fun/most/ziza.ru_4.gif" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://ziza.ru/fun/most/ziza.ru_5.gif" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://ziza.ru/fun/most/ziza.ru_6.gif" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://ziza.ru/fun/most/ziza.ru_7.gif" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://ziza.ru/fun/most/ziza.ru_8.gif" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://ziza.ru/fun/most/ziza.ru_9.gif" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://ziza.ru/fun/most/ziza.ru_10.gif" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://ziza.ru/fun/most/ziza.ru_11.gif" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://ziza.ru/fun/most/ziza.ru_12.gif" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://ziza.ru/fun/most/ziza.ru_13.gif" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://ziza.ru/fun/most/ziza.ru_14.gif" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://ziza.ru/fun/most/ziza.ru_15.gif" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://ziza.ru/fun/most/ziza.ru_16.gif" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://ziza.ru/fun/most/ziza.ru_17.gif" border="0" alt="" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kumsaati.org/asla-vazgecmeyin-%e2%80%a6/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bolluğun beş geleneği</title>
		<link>http://www.kumsaati.org/bollugun-bes-gelenegi/</link>
		<comments>http://www.kumsaati.org/bollugun-bes-gelenegi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Oct 2009 06:42:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayata dair]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kumsaati.org/bollugun-bes-gelenegi/</guid>
		<description><![CDATA[Şimdi, bolluk içinde yaşamanızı sağlayacak beş basit öneri sunacağız. Bu beş basit fikri bir alışkanlık haline getirirseniz, bir bolluk geleneğini benimsemiş olursunuz.
1-Enerjinizi Merkezlendirin.
2-Bir Boşluk yaratın – Merlin’in Yasası
3-Evrensel Enerjiye karşı eylemleri kontrol edin.
4-Bolluk Tutumunu benimseyin.
5-Zarafetle Kabullenme Sanatını uygulayın.

Birinci Gelenek: Enerjinizi Merkezlendirin
Birincisi, kendi enerjinizi merkezlendirme yeteneğidir. Bu, doğal enerji akışına öykünür bir biçimde, önceliği kendinize verme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şimdi, bolluk içinde yaşamanızı sağlayacak beş basit öneri sunacağız. Bu beş basit fikri bir alışkanlık haline getirirseniz, bir bolluk geleneğini benimsemiş olursunuz.</p>
<p>1-Enerjinizi Merkezlendirin.</p>
<p>2-Bir Boşluk yaratın – Merlin’in Yasası</p>
<p>3-Evrensel Enerjiye karşı eylemleri kontrol edin.</p>
<p>4-Bolluk Tutumunu benimseyin.</p>
<p>5-Zarafetle Kabullenme Sanatını uygulayın.</p>
<p><span id="more-38"></span></p>
<p>Birinci Gelenek: Enerjinizi Merkezlendirin</p>
<p>Birincisi, kendi enerjinizi merkezlendirme yeteneğidir. Bu, doğal enerji akışına öykünür bir biçimde, önceliği kendinize verme sanatıdır. Kendi enerjinizi merkezlendirmek yaşamınızın birçok alanını etkileyen önemli bir derstir. Bu, kolayca, bencil olmakla karıştırılır, oysa arada gerçek bir fark vardır. Bencilce davranan biri kendini enerji akışının önüne yerleştirir ve diğer herkesi bundan yoksun bırakır. Enerjisini merkezlendiren biri ise çalışmasını sürdürecek daha fazla enerjiye sahip olabilmek için ilk önce kendini enerji akışının önüne yerleştirir.</p>
<p>Bu kavram çoğunuzun kafasını karıştırır, ancak bu bolluk yaratmakta kritik bir öneme sahiptir. Herhangi bir yaratıma başladığınızda, ilk enerji noktası bu yaratımın hangi algılama noktasından görüleceğini belirler. Size enerji akışının önüne önce kendinizi yerleştirmediğinizde, bu yaratım daha başından bozulur.</p>
<p>Tüm ticari uçuşlarda, uçak kalkmadan önce uçuş ekibi güvenlik talimatlarını sunar. Oksijen maskelerinden de söz eder ve şöyle derler: “Eğer kabin basıncında ani bir değişiklik olursa oksijen maskeleri aşağı inecektir. Eğer küçük bir çocukla ya da yardıma muhtaç biriyle yolculuk ediyorsanız, lütfen önce kendi oksijen maskenizi takın.” Bu kendinize öncelik tanıma sanatını tasvir eder. Havayolları deneyim sonucunda bir kişinin ancak kendine öncelik tanıyorsa bir başkasına yardım edebileceğini öğrenmiştir. Eğer sizin kabınız boşsa bir başkasına yardım edemezsiniz. Bunu başkalarına yardım etmemeniz anlamında almayın, bizim söylediğimiz bu değil. Biz diyoruz ki, Yeni Dünya’nın yüksek titreşimlerinde fedakarlık, düşük titreşimlerde olduğu gibi işe yaramaz. Yeni Dünya’da, fedakarlık yoluyla bir armağan verildiğinde, o armağan birlikte fedakarlığın ağırlığını yansıtan bir enerji ipliği taşır. Dolayısıyla, armağanlar ancak isteyerek, koşulsuz ve fedakarlık içermeden verilebilir. Bu hem verenin hem de alanın yarar sağladığı bir durumdur. Kendinize öncelik vermeye cüret edin ve sonra gerçek bolluğu deneyimlemeye hazırlanın.</p>
<p>Bolluk alanında, bu önce kendinize ödeme yapmanız şeklinde uygulanır. Lütfen, bolluk eyleminin asgari olarak gerekenden fazlasını deneyimlemek olduğunu hatırlayın. Bir gelir elde ettiğiniz her seferinde kendiniz için bir şey yapın. Onu bir kenara ayırın ya da bir biçimde kendiniz için harcayın. Kendinize iyi davranma yeteneğiniz bolluk geleneklerini ne derecede benimseyebileceğinizi belirler.</p>
<p>İkinci Gelenek: Bir Boşluk Yaratın – Merlin’in Yasası</p>
<p>Bolluğu çekecek bir boşluk (vakum) yaratın. Bir boşluk paylaştığınız anda yaratılır. Enerji ancak hareket halindeyken enerjidir. Enerjinin akacağı bir yer yaratın, o zaman Evrensel Enerjinin yasaları harekete geçecektir. Bir boşluk yaratıldığında, Evrensel Enerji onu kendiliğinden dolduracaktır. Yaratılan boşluk tipi, yaratımın kendisini belirleyecektir. Kullanılabilecek iki temel boşluk tipi vardır:</p>
<p>Eterik Boşluk – On Kat Geri Döner</p>
<p>Herhangi bir armağan vermek zaman ve uzay eterlerinde (Tüm uzayı dolduran ve ışık dalgalarının da içinde hareket ettiği maddede) bir boşluk yaratır. Bu tip boşluk size büyüyerek geri döner. Bu on-kat büyüme sürecinin temelidir. Yürekten bir armağan verdiğinizde, o size on-kat geri döner. Seve seve, koşulsuz vermek benzer türde daha fazlasının size geri dönmesi için eterik bir boşluk açar. Lütfen, paranın bir enerji formu değil, bir enerji yansıması olduğunu hatırlayın. Dolayısıyla, para armağanları aslında bolluk armağanları olduklarında en iyi şekilde kullanılabilirler. Bolluğunuzu, onu paylaşarak kutlamanız, daha fazla bolluk için bir boşluk yaratacaktır. Aşar vergisinin (eskiden yerel kilisenin papasına yardım için ödenen yıllık kazancın onda birine eşit verginin) temeli budur. En yüksek hayra hizmet edeceğine inandığınız bir şeye vermek sizin kendi yaşamınızda enerjinin akacağı bir boşluk yaratabilir. Boşluk eterde yaratıldığından, onu doldurmak üzere geri dönen miktarın sınırı yoktur. Koşulsuz olarak verilen armağanlar size en az on-kat çoğalarak geri dönecektir. Eğer armağanda koşullar varsa ya da –daha önce sözü edilen fedakarlık gibi- herhangi bir enerji tükenişi varsa, daha az şey elde edilecektir.</p>
<p>Bolluğunuzu çevrenizdekilerle paylaşın, ya da bir fark yaratacağını hissettiğiniz bir amaca yardım edin. Ancak desteğinizle diğerlerinin yoksunluğa inanmalarına yol açmamaya dikkat edin. Eğer bolluğunuzu bir başkasıyla paylaşıyorsanız, onu enerjiyi alıp kendi boşluğunu ve akışını yaratmaktan sorumlu tutun. Eğer verdiğiniz armağan, alan kişide size bağımlılık oluşturursa, geri dönen enerji daha az olacaktır.</p>
<p>Fiziksel Boşluk – Bire Bir Geri Dönüş</p>
<p>Etkili biçimde bir boşluk yaratmanın birkaç yolu daha vardır. Fiziksel bir boşluk, fiziksel yer yaratma yoluyla oluşturulabilir.</p>
<p>Eğer daha fazla giysi tezahür ettirecekseniz, işe dolabınızda yer açarak başlayın. Eğer yeni bir araba tezahür ettirecekseniz, garajınızı temizleyin. Fiziksel dünyadaki eylemleriniz etkili sonuçlara yol açacak bir boşluk yaratabilir. Yaşamınızda yeni şeylerin girmesi için yer açmanız bolluk yaratmaya yarayacaktır. Fiziksel olarak yaratılan boşluğun size geri dönüşü asıl yaratıma daha özgü olacaktır. Bir başka deyişle, size geri dönüşü bire bir olacaktır<br />
Merlin’in Yasası – Eşitlik Sağlayıcısı</p>
<p>Fiziksel bir boşluk yaratırken, yaratım normal olarak bire bir geri döner. Ancak, yaratılan fiziksel boşluğun geri dönüş niteliklerini değiştirip arttırabilecek eylemler de vardır. Bu Merlin Yasasını uygularken bizzat bolluk eylemiyle yapılır.</p>
<p>Camelot günlerinde, Kral Arthur herkesin uyum içinde ve güçlenmiş olarak yaşayabileceği bir ülke yaratmayı hayal ediyordu. Bu Camelot devrinde kolay değildi, çünkü ortaçağ gerçekten çok karanlık bir devirdi. Aşılması gereken birçok engel vardı. Bunlardan biri, halkın inanç sistemini yaşamlarına bolluğu kabul edecek biçimde değiştirmekti. Arthur, birçok insanın yoksunluğa inandığını ve bunun değiştirilmesinin çok zor olduğunu görmüştü. O, ilk önce, insanların bolluğu daha kolayca deneyimleyebilmeleri için, onların kalplerini ve zihinlerini değiştirecek adetler ve yasalar yaratmaya başladı. Bu iyi kral eterik alemde herkes için bolluk yaratmanın mümkün olmadığını biliyordu. Bu yüzden, o bolluğu fiziksel alemde yasalar ve adetler yoluyla yaratmaya çalıştı. Arthur, yasaların ve adetlerin işe yaramadığını gördüğünde, bu onun en büyük düş kırıklıklarından biri oldu.</p>
<p>Bir süre sonra, Arthur sevgili dostu ve akıl hocası Merlin’e başvurup ona akıl danıştı. Arthur düş kırıklığını ifade ettiğinde, Merlin kıkır kıkır gündü. “Bu kadar komik olan ne?” diye sordu Arthur. Merlin ona şöyle karşılık verdi: “Sevgili Arthur, senin gayet iyi bildiğin gibi, eylemlerin kalbinin saflığını yansıttığı için sen o kayaya saplı kılıcı (Excalibur) kayadan çıkarabildin. Senin için bolluk yaratmış olan kendi eylemlerindir. Ancak, Camelot halkı için bolluk yaratmayı hedefleyen dürüst girişiminle, sen onları kendi eylemleriyle bolluğu deneyimleme fırsatından yoksun bıraktın. Bolluk sahip olunacak bir şey değil, bir yaşam biçimidir. Dolayısıyla, bolluk bir başkasına verilemez. İnsan onu ancak bolluğu ifade ederek kendi benliğinde yaratabilir.” İki adam uzun uzun konuştular ve bir süre sonra Merlin Arthur’a basit bir öneri sundu. Bu basit öneri bugün de hala kullanılmaktadır. Bu Camelot halkı arasında sevgiyle “Merlin’in Yasası” olarak tanınmıştır.</p>
<p>Merlin’in Yasası, basitçe, bolluğun ifade edilmesinin bolluğu yarattığını bildirir.</p>
<p>Verme-ucunda akışı başlatın ve onun çabucak alma ucuna yayılışını izleyin. Eğer ticari işlerinizde başarılı olmak istiyorsanız, <span style="color: red;">her ticari görüşmede pazarlık edilenden biraz daha fazla vermenin bir yolunu bulun. Pazarlık yapıldıktan sonra ve taraflar anlaştıktan sonra, ilk başta kabul ettiğinizden daha fazlasını vermenin bir yolunu bulun</span>. Merlin’in Yasası bir enerji akışı yaratan bir olaylar dizisini başlatır. Siz Oyun-Alanı üzerinde bu uygulamayı birçok kez görmüşsünüzdür. Aşar vergisi Merlin’in Yasasının kullanımının bir örneğidir. Geçmişte sizin “fırıncının düzinesi” (on-üç) denen bir ifadeniz vardı. Bu uygulama kendi bolluğunun bir ifadesi olarak patronuna daha fazla ekmek vermek isteyen genç bir fırıncıyla başlamıştır. O, ekmek sandıklarına on-iki yerine on-üç ekmek koyardı. Sonunda bu adamın fırıncılık işi gelişti ve bolluk akışı da arttı.</p>
<p>Her pazarlıkta, pazarlık bittikten sonra, biraz daha fazla vermenin bir yolunu bulun. Merlin’in Yasası gerçek bolluğun uygulamasıdır, çünkü o bir insanın yaşamındaki fazlalığın ifadesidir. Bu gerçek bolluk fikrini alıp onu günlük yaşamınızda eyleme geçirmektir. Bu otomatik olarak bir boşluk yaratır ve bu boşluk aynı fazlalığı ve bolluğu sizin kendi realitenizde tezahür ettirir.</p>
<p>Üçüncü Gelenek: Evrensel Enerjiyi Onurlandırın.</p>
<p>Her şeye nüfuz eden bir Evrensel Enerji vardır. Bu tam bir boşluk içinde mevcut olan enerjidir. Tüm diğer enerjiler ortadan kaldırıldığında bile bu enerji varlığını sürdürür. Bu potansiyelin enerjisidir. Bu sizin Tanrı dediğiniz şeyin enerjisidir. Bu enerjinin amacı ve devinimi bütünleşmeyi içerir. Bu enerjinin tek bir amacı vardır: Evrensel Enerji, içinde yaşadığınız kutupluluk illüzyonunu(yanılsamasını) yaratmak için ayrılmış olanı yeniden birleştirir.</p>
<p>Beşinci boyutta, bu Evrensel Enerjiye direnen her şey direnmeyle karşılaşacak, ve onu destekleyen her şey destek görecektir. Başka hiçbir enerjinin bulunmadığı bu boşlukta, bütünleşme eylemini şu basit kural kolaylaştırır: Her bir aksiyon için eşit ve zıt bir reaksiyon vardır.</p>
<p>Bolluğun beş geleneğini günlük yaşamınıza uygularken, tüm eylemlerinizi Evrensel Enerji fonunun önünde görmeniz yararlı olur. Eylemleriniz bütünleşmeyi mi yoksa ayrılığı mı destekliyor? Yeni Dünya’nın yüksek titreşimlerinde, örgütlerinizde bile, örgütün eylemlerinin Evrensel Enerjiye uygun olmasını sağlamaktan sorumlu insanların yer aldığını göreceksiniz. Bunu bir birey olarak kendiniz için de yapın ve sonuçları gözlemleyin.</p>
<p>Dördüncü Gelenek: Bolluk Tutumunu Benimseyin.</p>
<p>Yaptığınız her işte bolluk tutumunu benimseyin. Mümkün olduğu her seferinde kendinizi bolluk içinde yaşamanın sağlıklı örnekleri olabilen kişilerle kuşatın. Kendinize iyi davranın, çünkü böyle yaptığınızda realitenizi bolluk realitesi olarak tanımlıyor olursunuz. Sizin daha fazlasına erişmeye çalışarak, ya da sahip olduklarınız için şükrederek bolluğa kavuşabileceğinizi anlayın. Genelde daha fazlasına erişme eylemi bir bolluk illüzyonundan başka bir şey değildir, çünkü o zaman sahip olduğunuz maddi şeyler size sahip olmaya başlar. Daha fazlasına erişmek, kendi başına, bolluğu elde etmek değildir. Bolluk bir tutumdur ve bu tutumu şu anda bulunduğunuz yerde edinebilirsiniz. Daima ihtiyacınızdan daha fazlasına sahip olduğunuz tutumunu benimseyin, o zaman ne kadar çoğunu deneyimleyeceğinizi seçebilirsiniz.</p>
<p>Kutupluluk illüzyonu sizin birbirinizden ayrı olduğunuza inanmanıza yol açmıştır. Dolayısıyla, yoksunluk inancı ta başından beri Oyunu kaplamıştır. Yaygın yoksunluk inancı gerçek bolluğu kavramayı, ve dolayısıyla, deneyimlemeyi de zorlaştırır. Yoksunluğun temeli insanın görebildiği şeyin var olan tüm şey olduğuna inanmasıdır. Bu aynı sorun bazı bilim adamlarının niyetlerinin deneylerinin sonucunu değiştireceğinin anlamalarını engellemiştir. Sizin dışınızda hiçbir şeyin bulunmadığı inancı sizi 3.boyuta ait yoksunluk illüzyonuna bu kadar sıkı bir biçimde bağlayan kısıtlamadır.</p>
<p>Dünya ekonomistleriniz şimdi yoksunluğun bir illüzyon olduğunu fark ediyorlar. Dünya bolluk içinde olduğunda, herkes daha fazla bolluğa kavuşur, çünkü bolluk Evrensel Enerjiye öykünen bir akıştır. Bir masanın üzerinde beş madeni paranın bulunduğunu imgeleyin. Yoksunluk illüzyonu sizin eğer paralardan birini alırsanız, diğer insanlara sadece dört para kalacağına inanmanıza neden olur. Aslında, enerji hareket halindeyken çoğalır. Para sadece enerjinin bir yansıması olduğundan, o da hareket halindeyken çoğalır. Dünya ekonomistleriniz eğer masanın üzerinde dolaşan (elden ele geçen) beş madeni para varsa, bunun orada 12 madeni para varmış gibi aynı etkiyi yaptığını bilirler.</p>
<p>Yeni Dünya’nın yüksek boyutsal düzeyleri artık yoksunluk inancını desteklemeyecektir.</p>
<p>Beşinci Gelenek: Zarafetle Kabul Etme Sanatı</p>
<p>Bolluk sizi bulduğunda, o ancak akmasına izin verdiğiniz derecede size akacaktır. Bu Zarafetle Kabul Etme Sanatı ile ilgilidir. Çoğunuz enerjiyi dışarı göndererek akış yaratma konusunda iyi deneyimlisiniz, ama o enerji geri döndüğünde onu kabul etmekte zorlanırsınız. Şanslı olarak gördükleriniz, genelde, zarafetle kabul etme sanatında ustadırlar. İşe iltifatları ve küçük armağanları zarafetle kabul etmeyi öğrenerek başlayın. Zarafetle kabullenme uygulamasını yapın, o zaman armağanı veren kişiye geri vermiş olursunuz. Eğer siz yürekten verirseniz, ama armağanınız zarafetle kabul edilmezse, armağanın kendisi azalır. Gerçek armağan, verene aittir. Onu zarafetle kabul etmeyerek vereni bu armağandan yoksun bırakmayın.</p>
<p>Herhangi bir şey yolunuza çıktığında, onu kabullenecek en zarif yolu bulmaya çalışın. Armağanı verene geri döndürmenin yollarını bulun, o zaman enerji döngüsünü tamamlamış olursunuz.</p>
<p>Sattığınız mallara ya da hizmetlerinize bir değer biçerken zarafetle kabullenme sanatını dikkate alın. Enerji yasası insanların size sizin kendinize biçtiğinizden daha yüksek bir değer biçemeyeceklerini bildirir.<span style="color: red;"> Sonuçta, kendi değerinizi belirleyecek olan sizsiniz.</span>Zarafetle kabullenme sanatını uygulayın ve her alanda yaşam kalitenizi arttırmaya cüret edin. Bu çok geçmeden bolluk içinde yaşama alışkanlığına dönüşür, ve o zaman Dünya üzerinde Cenneti yaratarak hayal ettiğinizden çok daha fazla kalbe erişmenin mümkün olduğunu görürsünüz.</p>
<p>Gözleriniz perdeliyken gerçek bolluğu kolayca hatırlayamazsınız. Bu perde Yuvayı hatırlamanızı engeller, çünkü eğer o buna neden olmasaydı, siz onu bir kenara itip Yuvaya geri dönerdiniz. Biz burada size Yuvanın titreşimlerini ve anılarını hatırlatmak üzere bulunuyoruz. Unutma perdesi sizin Yuvayı kısa anlar dışında görmenize izin vermeyecektir. Biz bu anlarda size hitap ederiz. Bakın, Cennetten daha büyük bir bolluk ifadesi yoktur. Eğer gerçekten perdenin o tarafında Yuvayı yaratacaksanız, o zaman her yaratımınızın bolluk kavramını benimsemesi ve içermesi gerekir. Bolluğunuzu kabullendiğinizde, doğal hakkınızı kabul ediyor ve Yuvayı hatırlıyor olursunuz.</p>
<p>ALINTIDIR – Yuvaya Hoş geldiniz – Steve Rother&amp;Grup (Akaşa Yayınları)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kumsaati.org/bollugun-bes-gelenegi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Refah hakkında 37 sır</title>
		<link>http://www.kumsaati.org/refah-hakkinda-37-sir/</link>
		<comments>http://www.kumsaati.org/refah-hakkinda-37-sir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Oct 2009 06:42:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayata dair]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kumsaati.org/?p=36</guid>
		<description><![CDATA[Refah komik bir şeydir. Herkes bu kelimeyi bilir ama çok az insan gerçekten
ne anlama geldiğini bilir. Hayatınızda onun kapısını açmanız için gerekli
sırları ise daha da az sayıda insan bilir. Ama bir kez bu sırları
öğrendiğinizde tamamen cesur yeni bir dünyayla karşılaşıyorsunuz. Sağlık,
mutluluk ve zenginlik bir insana komik şeyler yapıyor. Her güne neşe ve
dinamik enerjiyle başlamanızı sağlıyorlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Refah komik bir şeydir. Herkes bu kelimeyi bilir ama çok az insan gerçekten<br />
ne anlama geldiğini bilir. Hayatınızda onun kapısını açmanız için gerekli<br />
sırları ise daha da az sayıda insan bilir. Ama bir kez bu sırları<br />
öğrendiğinizde tamamen cesur yeni bir dünyayla karşılaşıyorsunuz. Sağlık,<br />
mutluluk ve zenginlik bir insana komik şeyler yapıyor. Her güne neşe ve<br />
dinamik enerjiyle başlamanızı sağlıyorlar ; bu sizi her gün barış ve uyuma<br />
yaklaştırıyor ve her günü macerayla yaşamanızı sağlıyor. Ben bu refah<br />
sırlarının üzerindeki örtüyü açtığım ve hayatımı gerçekten neye adayacağımı<br />
keşfettiğim için çok şanslıyım ve bunları sizinle paylaşacağım. Şimdi<br />
sorumluluğu size aktarıyorum. Şimdi sıra sizde. Size yakın birisinin bu<br />
bilgiye ihtiyacı var. Öyleyse şimdi bir sonraki macera sizin…<br />
Yolculukta,<br />
Randy Gage<br />
Hollywood, Florida Mart, 2003</p>
<p><span id="more-36"></span></p>
<p>1 EVRENE KARŞILIKSIZ VEREMEZSİNİZ.<br />
Bu refahın birinci temel sırrıdır ve çoğu insanın gözden kaçırdığı bir<br />
sırdır. Onlar refaha bir �bana ver� durumu olarak yaklaşırlar ve onu<br />
çevreleyen gerçek enerjiye hiç uyumlanmazlar. Bu evrendeki her şey, bir<br />
değere karşılık bir değer değiş-tokuşu prensibine dayanır. Ama bu dengesiz<br />
bir terazidir. Verdiğiniz şey size kat be katı olarak geri döner. Genellikle<br />
on katı , bu yüzden iyilik tohumları ektiğinizde çok daha fazla iyilik size<br />
geri gelecektir. Bu bağışladığınız para, verdiğiniz sevgi ve yaptığınız<br />
iyilik için geçerlidir. Ne kadar çok denerseniz deneyin evrene tek taraflı<br />
bir şey veremezsiniz. Öyleyse dışarı çıkın ve düzenli olarak bir iyilik<br />
yapın, ihtiyacı olan birine bir tohum ekin, sizinle ilgilenen görevliye<br />
fazla iyi davranın. Çok daha fazla refah size doğru geliyor!</p>
<p>2 BEDAVA PEYNİR SADECE FARE KAPANINDA VARDIR .<br />
Bu ifade kulağa sanki saygısızca davranıyormuşum gibi geliyor, ama Aslında<br />
refah kurallarının nasıl işlediğinin çok kısa ve etkileyici bir özeti<br />
.Piyangoyu kazanarak, miras alarak veya arka bahçenizde petrol bularak<br />
zengin olmazsınız. Bütün bunlar fakir insanların başına gelebilir ve onlara<br />
geçici bir zenginlik getirebilir. Ama zenginlik kalıcı olmayacaktır, ya da<br />
siz gerçek refahı bedava elde edemezsiniz. Her zaman ödenecek bir bedel<br />
vardır, ilk sırda ele aldığımız adil bir değer alış verişi söz konusudur.</p>
<p>Refah içinde olmak için ödediğiniz bedelin büyük bir kısmı, refahı Sorumlu<br />
bir şekilde ele alan bir insan olmaktır. Yapılan çalışmalar tekrar Tekrar<br />
göstermiştir ki; piyangodan yüklü miktarlar kazanan fakir insanların çoğu,<br />
on yıl sonra parasız ve zor durumda olmaktadır. Ve biz on, yirmi veya hatta<br />
kırk milyon dolar kazanan insanlardan söz ediyoruz. Paraları oldu ama refah<br />
bilinçleri yoktu. Böylece para hiç kalmadı ve refahın diğer öğeleri hiç<br />
ortaya çıkmadı. Hiçbir şey bedava gelmez. Kasiyerin size yanlışlıkla<br />
fazladan 5 dolar vermesine izin verirseniz , evinize para ödemeden bir kablo<br />
çektirmenin yolunu bulur ya da kimse görmeden fazladan bir gazete alırsanız<br />
kesinlikle kendinize bir karma borcu yaratırsınız. Ve bu borçlar her zaman<br />
ödenir. Zengin insanlar hiç bir zaman bedava bir şey aramazlar. Her zaman<br />
her şey karşılığında bir değer vermekten mutlu olurlar.</p>
<p>3 ZENGİN İNSANLAR FAZLA DİNDAR İNSANLAR DEĞİLDİR .<br />
Zengin insanların mutlaka dindar insanlar olması gerekmez ama derinde manevi<br />
insanlardır. Dogma ve doktrinlere sıkı sıkıya bağlanmanın onları gerçek<br />
doğalarından uzaklaştırdığını bilirler. Hayal etmekten hayata geçirmeye<br />
kadar bütün refah yolunda asil bir sadelik vardır. Ve gerçek refah dışsal<br />
değil içseldir.</p>
<p>4 ZENGİNLİK SİZİN BAŞINIZA GELMEZ. SİZ ZENGİN OLURSUNUZ.<br />
Evet kendisine büyük bir servet miras kalan ya da at yarışında çok Kazanan<br />
ender insanları duyarsınız. Ama gerçek zenginlik size daha kasıtlı bir süreç<br />
sonucu gelir ve sizinle kalır. O sizin başınıza gelmez. Siz onu<br />
gerçekleştirirsiniz. Siz zihninizde zengin bir insan haline gelirsiniz ;<br />
sonra zenginliği çeken bir insan haline gelerek fiziksel düzlemde onu<br />
gerçekleştirirsiniz.</p>
<p>5 REFAHINIZI SÖZLERLE OLUŞTURURSUNUZ.<br />
Ya da daha spesifik olursak, söylediğiniz sözlerle oluşturursunuz. İnsanlar<br />
en olumsuz şeyleri sözlerle doğruladığında bu beni hayrete düşürür. Bugün<br />
bir arkadaşım beni, kamyonetini bir ağaca çarptığını söylemek için aradı.<br />
Bana � Ne zaman işler benim için iyi gitmeye başlasa, beni geri çekecek bir<br />
şey mutlaka olur� dedi. Tabii ki olur; bu inancı direkt olarak bilinçaltına<br />
programlıyor, bu da fiziksel alanda gerçekleşmesi için davetiye çıkarıyor.</p>
<p>Ne çok kez iyi şeylerin olduğunu ve insanların � Buna inanamıyorum!� Ben hiç<br />
bir zaman bir şey kazanmam� benzeri şeyler söylediğini düşünün. Ve<br />
sonrasında kötü bir şey olur. Bir tabak kırarlar, bir şey dökerler ve �<br />
Bunun olacağını biliyordum!� diye ilan ederler. Tabii ki biliyorlardı.<br />
İnsanların � Her kış en az üç kez nezle olurum� gibi şeyler söylediğini<br />
duyarım. Ben � Ortalama senede bir kez sırtım kötü olur� derdim. Ve tabii ki<br />
olurdu. Ben bunu tekrarlamaktan vazgeçene kadar. Dokuz yıldan fazla zamandır<br />
olmuyor. Bazı insanlar kendilerinden alçaltıcı ifadelerle bahsetmenin ortama<br />
uymak için kibar ya da iyi bir yol olduğunu düşünür. �Her zaman bir gün geç<br />
kalıyorum , ve bir dolarım eksik geliyor� gibi ifadeler sizi fakir insanlara<br />
sevdirecektir. Ama aynı zamanda zenginliği de itecek ve kendini<br />
gerçekleştiren kehanetlere dönüşecektir. Öyleyse eğer refahınızı<br />
söylediğiniz sözlerle belirleyecekseniz, neden aşağıdaki gibi olumlu<br />
ifadeleri tekrarlayıp onaylamayalım.<br />
“Bir mıknatıs gibi parayı çekerim!”</p>
<p>6 SAĞLIK, SEVGİ, MUTLULUK, VE PARA SONSUZDUR.<br />
Eğer birini kucaklarsanız , bu sizin bundan sonra yapabileceğiniz<br />
kucaklaşmaların sayısını azaltır mı? Tabii ki hayır. Aslında, eğer<br />
kucaklaşan bir insan olarak biliniyorsanız, kendinize daha fazlasını<br />
çekmeniz olasıdır. Gerçek refahı oluşturan sağlık, sevgi, mutluluk ve para<br />
sonsuzdur ve kendi yayılımını yaratır. Fazla sevgi verdikçe daha fazlasını<br />
kendinize çekersiniz. Çok sağlık kendi üstüne inşa eder ve daha fazlasının<br />
oluşmasına yardım eder. Mutluluk da aynı şekilde işler. Evrene karşılıksız<br />
veremeyeceğiniz için ; sirkule ettiğiniz para kendi Enerjisini yaratır ve bu<br />
da suya düşen damlacığın yarattığı genişleyen halka etkisi gibi bolluk<br />
etkisi yaratır, ve her zaman size geri dönecek yolu bulur. Bu sonsuz devam<br />
eden, kendini kopyalayan bir döngüdür.</p>
<p>7 REFAH BOŞLUK PRENSİBİYLE ÇALIŞIR.<br />
Doğa boşluk etkisinden nefret eder ve her zaman onu iyiyle doldurur. Evren<br />
başka bir şeyi sıkıca kavrayan elinize bir şey koyamaz. Olumlu bir şeyi<br />
çekmenin en iyi yolu olumsuz bir şeyi bırakmak ve iyi için bir boşluk<br />
oluşturmaktır. Eğer yeni elbiseler istiyorsanız önce gardırobunuzu<br />
temizlemek ve bazı eski elbiseleri evsizlerin sığınma yurduna bağışlamak en<br />
iyisidir. Eğer ruh eşinizi arıyorsanız , öncelikle içinde bulunduğunuz ve<br />
size herhangi bir şekilde kötü etki eden ilişkinizi bırakmanız gerekir.<br />
Hayatınızda aradığınız tüm refahı kendinize çekemiyorsanız, kendinize<br />
bırakmanız gereken neye tutunduğunuzu sorun.</p>
<p>8 EN ÇOK FAKİR İNSANLAR PARAYI KAFALARINA TAKARLAR.<br />
Orta ve alt tabaka arasında zengin insanların paraya ne kadar Sabitlendiği<br />
hakkında çok konuşma geçer . Çoğu zenginlerin sadece parayı Düşündüklerine<br />
inanır. Başka hiç bir şey gerçekten bu kadar uzak olamaz. Gerçekte fakir<br />
insanlar para hakkında zenginlerden çok daha fazla düşünür. Bu psikologların<br />
�projekte etme� dedikleri şeydir. İnsanların kendi korkularını,<br />
önyargılarını ve güdülerini başkalarına yönelttikleri , yansıttıkları<br />
anlamına gelir. Doğaları gereği, fakir insanlar her zaman parayı düşünürler.<br />
Ben Parasız olduğum zamanı hatırlıyorum; bu düşünebildiğim tek şeydi.<br />
Telefon çalsa , arayanın acaba bir fatura alacaklısı mı olduğunu düşünürdüm.<br />
Bir yere arabayla gittiğimde , arabamın bozulup benim de onu tamir ettirmeye<br />
paramın yetmemesinden endişe ederdim. Güzel arabalı ve elbiseli insanları<br />
görür ve onları kıskanırdım. Sahip oldukları şeyleri hak etmek için ne<br />
yaptıklarını merak ederdim. Her zaman faturalar üzerinde hileler yapıyor,<br />
ödeme ayarlamaları yapıyor ve bir sonraki<br />
seferi nasıl ödeyeceğimi düşünüyordum. Paraya sabitlenmiştim, çünkü başıma<br />
gelen her kötü şey , yeterli paraya sahip olmamaktan kaynaklanıyor gibi<br />
görünüyordu. Şimdi param var, onu nadiren düşünüyorum. Para hayatı çoğaltan<br />
ve deneyimlerinizi büyüten yağlayıcı maddelerden birisi. Bir kez �parayı<br />
yolunuzdan çektiğinizde� faydalarını endişe olmadan deneyimlemenize izin<br />
verir.</p>
<p>9 İSTEDİĞİNİZİ SANDIĞINIZ ŞEYİN OLMASINI TALEP EDEBİLİRSİNİZ . AMA GERÇEKTEN<br />
İSTEDİĞİNİZ ŞEYİ ELDE EDECEKSİNİZ.<br />
Başkaları ve kendim için dua ettiğimde, belirli şeyleri istemek yerine, her<br />
zaman en yüksek hayrı isterim. Eğer belli bir şeyi arıyorsanız , onu ya da<br />
�daha iyi bir şeyi� istemek daha iyi olacaktır. Çocukken karidesi sevdiğimi<br />
sanırdım. Büyüyünce karidesten hoşlandığımı ama asıl sevdiğim şeyin kokteyl<br />
sosu olduğunu anladım. Çoğu zaman geçmiş olayların , duygusal yükün ya da<br />
diğer şeylerin görüşümüzü bulutlandırmasına izin veririz. Bir şeyi<br />
istediğimizi düşünüyoruz ama genellikle gerçekten istediğimiz şey başka bir<br />
şey. Bu iyi ya da kötü olabilir. Hayatımın ilk 30 yılında , bir milyoner<br />
olmak istediğimi sandım. Gerçekte asıl istediğim şey bir kurban olmak ve<br />
etrafımdakilerin sempatisini kazanmaktı. Yalnızca gerçekten istediğim şey<br />
kurban olmaktan milyoner olmaya dönüştüğü zaman , isteğim gerçekleşti.</p>
<p>10 REFAH İÇİN EN KUVVETLİ ARAÇ BİLGELİK.<br />
Eğer bir aptal ve onun parası kısa sürede birbirinden ayrılıyorsa ( ve<br />
öyledir) ,bu akıllı bir adam ya da kadının kısa sürede kendi refahını<br />
kendine çekeceğini gösterir. Ve öyle olur. Eğer büyük zenginlik istiyorsanız<br />
önce yaygın olmayan bilgeliği arayın.</p>
<p>11 REFAH SİZİN DOĞUŞTAN HAKKINIZ VE DOĞAL DURUMUNUZDUR.<br />
Sağlıksız, mutsuz veya fakir olduğumuzda , bu yolumuzdan saptığımız ve<br />
gerçek doğamızla bağlantımızı kopardığımız içindir . Sizin doğal durumunuz<br />
sağlıktır. Yalnızca eşzamanlılık dışına Çıktığınızda hastalık vücudunuza<br />
girer. Bu dünyaya mutlu bir kişi olarak geldiniz. Mutsuzluk sizin o kararı<br />
vermenizi gerektiren bilinçli bir seçimdir. Mutsuzluk doğal değildir ve<br />
sağlıklı değildir. Benzer biçimde zengin olmak için doğdunuz. Var olmak için<br />
çırpınmak Asil değildir, doğal değildir ve gerekli değildir. Hayatınızı<br />
evrensel refah yasalarıyla yaşarsanız, zenginlik size yağmurun çiçekleri<br />
suladığı gibi doğalca gelir.</p>
<p>12 REFAH ETRAFINIZDAKİ ETERLERDEN HAYATINIZA GEÇER.<br />
Evren bütün ihtiyaçlarınızı temin etmiştir. Refah etrafınızdaki<br />
eterlerdedir. Emir bekleyen bir asker gibi , refah çağırılmak için nöbet<br />
bekler. İnsanların refahı eterlerden alıp fiziksel düzlemde hayata geçirmek<br />
için kullandığı vasıtalar FİKİRLERDİR.</p>
<p>13 BİR KEZ GÖREVİNİZİ KEŞFETTİĞİNİZDE , REFAH SİZİ KEŞFEDECEKTİR.<br />
Bir kez gerçekten yapmak için yaratıldığınız işi yapmaya başladığınızda<br />
evren sizi iyiyle ödüllendirecektir. Evrensel yasa istisnasız böyle çalışır.<br />
Görevinizi yaptığınızda , ona tutku, gayret ve adama ile girişirsiniz. Ve,<br />
böyle bir zihinsel durumla geldiğinizden , olağanüstü seviyede performans<br />
gösterirsiniz ve tüm olağanüstü sonuçları kendinize çekersiniz. Tüm insanlar<br />
bilinçaltında kendi �cihad� larını arıyorlar. Olduklarından daha büyük bir<br />
neden, hareket ya da vizyon. Görevinizi yaparken insanlar bu gücü hisseder<br />
ve bir parçası olmak isterler. Sizinle refahını paylaşan güçlü insanları<br />
kendinize çekersiniz.</p>
<p>14 KUVVETLİ BİR HAYAL GÖRME GÜCÜNÜZ VARSA, EVRENİ İSTEĞİNİZE YÖNELTİRSİNİZ.<br />
Bu belirli bir temeli almamış kişilerin anlamakta ve özellikle İnanmakta<br />
zorlandığı şeylerden biridir . Ama en yüksek seviyede, evrendeki her şeyin<br />
özü enerji titreşimleri olarak ele alınabilir . Ve enerji titreşimleri tabii<br />
ki diğer enerji titreşimlerinin farkında olabilir veya onlara cevap<br />
verebilir .Öyleyse , evet, aynı bir park yeri bulabildiğiniz, asansörün<br />
gelmesini sağlayabildiğiniz , boş bir otel odası bulabildiğiniz gibi<br />
gerçekten refahı kendinize çekebilirsiniz. Teşvik edici bir hayaliniz ve bu<br />
hayale güçlü bir inancınız olduğunda, kendinize partnerler çeker, kaynak<br />
yaratır, pazar oluşturur ve vizyonunuza tam bir tepkiler zinciri<br />
yaratırsınız.</p>
<p>15 SİZİN REFAHINIZ EN YAKIN BEŞ ARKADAŞINIZIN REFAHININ ORTALAMASI<br />
OLACAKTIR.<br />
Bu çok tahmin edilebilir bir şeydir ama belirli bir temeli almamış Kişiler<br />
için hayret vericidir. Bu sene yıllık maaşınızın ne olacağını görmek<br />
için,hayatınızda size en yakın beş insanı ele alın; geçen yılki yıllık<br />
gelirlerini toplayın ve beşe bölün. Ve bu sadece para için geçerli değildir!<br />
Bu belli refah yasaları dahilinde bu şekilde işlemektedir ve tüm Alanlarda<br />
geçerlidir. Size en yakın insanların ilişkilerine, sağlık ve mutluluklarına<br />
bakın ve sizin tam ortada olduğunuzu göreceksiniz.</p>
<p>16 İNANÇ REFAHINIZI DEPODAN ÇIKARIR.<br />
Fikirlerin, insanların refahı eterlerden alıp fiziksel dünyada<br />
gerçekleştirerek dönüştürmesini sağlayan kanallar olduğunu biliyoruz. Ama<br />
aynı zamanda bu, inanç olmadan da gerçekleşmez. Onu görünür kılmak için<br />
iyinizi görmeli, iyinizi aramalı ve iyinize inanmalısınız. Daha az yeteneği<br />
olan ama daha güçlü inanca sahip kişiler, yeteneği olan ama inancı az olan<br />
kişilerden daha çoğunu daha çabuk elde ederler.</p>
<p>17 REFAH PARASIZ VAR OLAMAZ.<br />
Refah içindeyseniz , siz:<br />
Sağlıklı,<br />
Mutlu,<br />
Zenginsiniz.<br />
Üç maddeden ikisinin olması fena olmaz. Ama aynı zamanda bu refah değildir.<br />
Gerçek refah her üçünü de kapsar. Bazı zengin insanlar hastadır, mutsuz ve<br />
yalnızdır. Onlar refah içinde değildir. Aynı şekilde, eğer siz sağlıklı,<br />
ruhsal temeli olan biri iseniz ve harika bir evliliğiniz varsa ama her ay<br />
kredi kartı faturalarınızı ödemekte zorlanıyorsanız tabii ki siz de refah<br />
içinde değilsiniz. Refah hepsini kuşatır.</p>
<p>18 DİĞER İNSANLARIN ZORLUK OLARAK NİTELENDİRDİĞİ ŞEY SİZE REFAH GETİREN<br />
KARAKTER- GELİŞTİRİCİLERDİR.<br />
Refahın bulunması ve ulaşılması zor olması gerektiğinden değil. Ama Sadece<br />
doğru yoldakilere ve refaha denk bir insan haline gelenlere gelir . Çoğu<br />
insan için sürecin büyük kısmı , karakterlerini şekillendirmek ve<br />
bilgeliklerini geliştirmek için gerekli zorlukları deneyimlemektir.<br />
Kendinizin ve başkalarının hatalarından bilgelik kazanırsınız . Başkalarının<br />
hatalarından öğrendiğiniz oranda sizin yapmanız gereken hatalar azalır. Ama<br />
hepimizin öğrenmesi gereken dersler vardır. Refah-bilincine sahip insanlar<br />
bunu anlar ve zorlukları , ihtiyaç duydukları insan haline dönüşebilmeleri<br />
için çıkmaları gereken merdiven basamakları olarak kucaklarlar.</p>
<p>19 EVREN HER ZAMAN BAĞIŞINI ALIR.<br />
Ruhsal beslenmenizin kaynağına neşeyle, sevgiyle ve minnetle<br />
bağışlayabilirsiniz. Ya da, gönülsüz olarak doktorda, mahkeme salonunda<br />
sizden alınmasını sağlayabilirsiniz. Ama evren her zaman bağışını alır,<br />
tıpkı dalgaların yükselip alçaldığı gibi.</p>
<p>20 HAYALİNİZ SİZİN KADAR BÜYÜK OLMALI.<br />
Küçük oynamak size ya da evrene hizmet etmez. Tevazu bir erdemdir ama yanlış<br />
alçakgönüllülük ya da en yüksek hayrınızdan geri durmak<br />
anti-refahtır.Çalıştırılmayan kaslarda atrofi* olur , ve hayaller, vizyonlar<br />
ve tutkular da aynısını yapar.</p>
<p>Eğer gerçekleşmesini istiyorsanız, geleceğiniz hakkındaki vizyonunuz Cesur ,<br />
yürekli ve yaratıcı olmalıdır. Büyük bir hayalin size uygulayacağı mecbur<br />
bırakan itici güce ihtiyacınız var. Öyle kuvvetli olmalı ki sabahleyin<br />
yorganı fırlatıp güne beklentiyle koşmalısınız.<br />
(*Atrofi : Kullanılmayan kaslarda hücre dejenerasyonuna bağlı olarak doku<br />
azalması ya da organ kaybına kadar gidebilen kas erimesi hastalığı.<br />
�çalıştırılmayan kasta atrofi olur� bir deyim olarak kullanılıyor. )</p>
<p>21 REFAH İPUÇLARI BIRAKIR.<br />
Gerçekten refah içindeki insanları belirlemek kolaydır. Sabahları<br />
yataklarını düzeltirler, çalışma masaları temizdir, ve kiraladıkları arabayı<br />
bile yıkarlar. Bunları yapmak zorunda oldukları için yapmazlar, refah<br />
içindeki bir ortama sahip olmak amacıyla , istedikleri için yaparlar.<br />
Biletçiye, garsona ve kasiyere bir devlet başkanına gösterecekleri nezaketle<br />
yaklaşırlar. Kendi vücutlarına saygı duyar ve ona bakarlar.</p>
<p>22 GÖRME GÜCÜ REFAHI SİZE ÇOK DAHA ÇABUK GETİRİR.<br />
Refah öncelikle zihinde gerçekleştirilir. Kazayla bazı rasgele Lütuflarla<br />
karşılaşabilirsin ama gerçek ve bağımsız refah öncelikle onu zihinde<br />
görselleştirmenin sonucu gelir. Hayal panoma uğruna çabaladığım şeyleri<br />
yapıştırmamdan itibaren hepsini gerçekleştirmem iki yılımı aldı. Samimi<br />
olarak inanıyorum ki bunu yapmasaydım aynı sonuçları almam en az 10 yılımı<br />
alırdı. Onaylamalar, hedef kartları ve görselleştirmenizi kolaylaştıran ve<br />
güçlendiren diğer araçların da sonucu aynıdır. Aslında arzu ettiğiniz<br />
hedefle bilinçaltınızı programlıyorsunuz. Ve bilinçaltınızda bir şey bir kez<br />
programlandı mı , olmak zorundadır.</p>
<p>23 REFAHIN FIRSAT , ŞANS VEYA TESADÜFLERLE BİR İLGİSİ YOKTUR.<br />
Çoğunluk refahın özel fırsatlar, rasgele tesadüfler veya şanslı olaylar<br />
sonucu geldiğini düşünür. Bu doğrudur, ama sadece bu fırsatları sizin<br />
yarattığınız anlamında doğrudur. Eğitim ve yetenekler bile sizin bilinciniz<br />
ve inançlarınız kadar önemli değildir. Çünkü sizin eğitiminizi ve<br />
yeteneklerinizi yürüten bilinciniz ve inançlarınızdır.</p>
<p>24 REFAH NESNELERİN BOLLUĞU DEĞİLDİR. O BİR ZİHİN DURUMUDUR.<br />
Spor arabalar, evler ve para refahı oluşturmaz. Onlar refahın<br />
semptomlarıdır. Gerçek refah bunları elde eden kişinin zihinsel durumudur.<br />
Benzer şekilde, paranın, malların ve diğer şeylerin yokluğu da yoksulluk<br />
değildir. Bunların yokluğu yoksulluk durumunun koşuludur. Yoksulluğun<br />
kendisi de basitçe bir zihin-durumudur.</p>
<p>25 ZİHNİNİZ REFAH VEYA YOKSULLUK İÇİN BİR ENSTRÜMANDIR .<br />
Bu ya duyacağınız en korkunç şey ya da öğreneceğiniz en özgürleştirici<br />
anlayış biçimi. Son sözünüz bu olsun ve bolluk için doğru yoldasınız<br />
demektir.İki insan aynı olaya hiç bir zaman aynı şekilde bakamaz. Birisi bir<br />
tehdit görebilirken, diğeri bir fırsat görür. Size bir iş fırsatına katılma<br />
şansının önerildiğini düşünelim. Buna bir dizi farklı şekilde<br />
yaklaşabilirsiniz. Yalnızca zengin olma fikriyle büyülendiğiniz için ,hiç<br />
araştırma yapmadan, körü körüne atlayabilirsiniz. Kötü bir duruma düşüp çok<br />
para kaybedebilirsiniz. Ya da, ikinci senaryo, alacağınız herhangi bir<br />
miktar için şimdiden çok geç olduğunu fark edebilirsiniz. Kıdemli kişilerin<br />
tüm kıymetli payları aldığını fark edebilirsiniz ve muhtemelen öneri gerçek<br />
olmak için fazla iyidir. Böylece IBM�i hisse başına 10 dolara satın alma<br />
şansını başkasına bırakırsınız. Size bir durum önerildiğinde başka bir<br />
senaryo da gerçekleşebilir; Kendinize güveniniz vardır, öneriyi ayrıntılı<br />
incelersiniz ve sağlıklı Bir karar verirsiniz. Buna<br />
nasıl tepki vereceğiniz neredeyse tamamen sizin zihinsel durumunuz<br />
tarafından belirlenir. Hayattan ne bekliyorsunuz. Refahınızı hayata geçirmek<br />
için kullanabileceğiniz tüm araçlar arasında zihniniz en güçlü olanıdır.</p>
<p>26 GERÇEK REFAH İÇİN BENCİLLİK GEREKLİDİR.<br />
Aslında, bencillik sizin manevi ayrıcalığınızdır. Çoğu insan size ahlaki<br />
zorunluluğunuzun , çoğunluğun çıkarını bir Kişinin çıkarının önünde tutmak<br />
olduğunu söyleyecektir. Kendinizi �daha büyük bir hayır� için kurban<br />
etmelisiniz. Bu düşünce sizin özgüveniniz, refahınız ve hayatınız için<br />
zararlıdır. Tanıdığınız ya da tanımadığınız başkalarının hatırına kendi<br />
mutluluğunuzu feda etmek , size ve başkalarına, kendi ilgi ve özeniniz için<br />
bile küçük ve değersiz olduğunuzu kanıtlar. Bu aslında insancıl değildir ve<br />
sizi zihinsel olarak hasta eder. Kendi kurtuluşunuz ve mutluluğu kovalamanız<br />
değer sisteminizin temelini oluşturmalı. Hayatınızı kendi değerlerinizle,<br />
kendi standartlarınız yönünde ve kendi zevkiniz için oluşturmak. Bundan azı<br />
size zararlıdır. Ve bireye zararlı olan herhangi bir şey aslında bütün<br />
olarak topluma da zararlıdır.</p>
<p>27 REFAH İÇİNDEKİ İNSANLAR İNDİRİM, KUPON VE UCUZLUKLARA TAKILMAZLAR.<br />
Refah içindeki insanlar eşyaları adil bir değer karşılığında satın Almak<br />
için hiç bir zaman endişelenmezler. Bir tasarruf önerildiğinde reddetmezler<br />
ama satın alma kararlarını dayandırdıkları asıl temel bu değildir. Pazarlık<br />
etme taktikleri, kupon arama veya bir avantaj yakalama üzerinde yersiz çaba<br />
harcamak yerine , zamanlarını daha fazla değer yaratmaya harcamayı tercih<br />
ederler ki bu da daha çok bereketi çeker.</p>
<p>28 DÜNYADA REFAHIN OLMADIĞI YER YOKTUR.<br />
İnsanlar yoksul kesimlerin varoş ya da gettolar olduğunu ve orada Refahın<br />
olmadığını düşünür, ama durum böyle değildir. Refah eterlerdedir , bizi her<br />
yerde sarmalar, eksikliğin bariz göründüğü yerlerde bile. Orada Refah<br />
olmadığından değil , insan onu hayata geçirmediğindendir. İlkel İnsanlar<br />
güneşin her gece dünyayı terk ettiğini , bırakıp gittiğini düşünürlerdi.<br />
Aslında dünya güneşe sırtını dönmektedir. Refah için de aynı şekilde olur. O<br />
bizi hiç bir zaman terk etmez. Ama bazen biz yönümüzü çevirir, ona sırtımızı<br />
döneriz.</p>
<p>29 REFAHI HAYATA GEÇİRMEK YARGILAMA İLE İLGİLİ DEĞİLDİR.<br />
Evrendeki her şeyi eşit ve zıt bir kuvvet dengeler. Erkek ve dişi, yin ve<br />
yang, pozitif ve negatif. Tüm adil muameleler kazan-kazan prensibine ya da<br />
başka şekilde söylersek, değerlerin adil değiş-tokuşuna dayanır. Şimdi<br />
burada eklemeliyim ki negatif terimini örneği netleştirmek amacıyla<br />
kullanıyorum. Gerçekte , bu dünyayı yaratan gücün pozitif ve iyi olduğuna<br />
inanıyorum. Negatif ya da kötü olarak etiketleyebileceğimiz şeyler kötü bir<br />
Tanrı ya da evrenden değil bizim o iyiye kendi tepkilerimizden<br />
kaynaklanırlar. Süpermarket yolunda tekeriniz patlarsa , muhtemelen bunun<br />
kötü olduğunu düşünürsünüz. Ama (kızını üniversiteye göndermeye<br />
çalışan )tekerlek dükkanının sahibi bunu iyi olarak görebilir.Dişlerimin<br />
eğriliğini negatif olarak düşünmeyi seçebilirdim. Ama diş tellerimi yapan<br />
dişçinin bakış açısı farklı olabilir.</p>
<p>Kış kötü ve yaz iyi değildir. Ve ilkbaharın kötü sonbaharın iyi olması<br />
gerekmez. Sadece oldukları gibidirler. Ve biz herhangi bir şeyin bize bir<br />
anlam ifade etmesi için zıtlıklara ihtiyaç duyarız. Öyleyse buradaki nokta<br />
neyin iyi ya da kötü olduğuna dair felsefe üretmemek ya da etiketlerle<br />
kendimize taraf seçmemektir. Önemli olan hiç bir şeyin bedava olmadığını,<br />
her şeyin adil bir değer alış-verişiyle geldiğini anlamanızdır.<br />
Her şeyin.</p>
<p>30 PARAYLA OLAN İŞBİRLİĞİNİZ ONU KENDİNİZE ÇEKİP ÇEKMEDİĞİNİZİ BELİRLER .<br />
Parasız insanların genellikle parayı çevreleyen bir negatif enerjileri Ve<br />
anlam yüklemeleri vardır. Para gerektiren şeyleri nasıl yapamadıkları<br />
konusunda takıntılı olurlar. Zengin insanların parayla çok pozitif bir<br />
işbirliği vardır. Onu, onlara getirdiği özgürlük, zevk ve keyif anlamında<br />
ele alırlar. Parayla olumlu bir işbirliği onu size çekerken , olumsuz bir<br />
işbirliği yapmak onu sizden uzaklaştırır.</p>
<p>31 MEVCUT GÖREVİNİZİ BİTİRMEDEN BİR SONRAKİ GÖREVİNİZİ ALAMAZSINIZ.<br />
Ve sadece bitirmeniz yetmez, doğru yapmış olmanız ve yapabileceğinizin En<br />
iyisini ortaya koymuş olmanız gerekir. Refah dolu bir hayat, her biri sizi<br />
büyüten , yeteneklerinizi geliştiren, bilincinizi genişleten görevler<br />
dizisidir. Bilinciniz büyüdükçe, sizin yaptığınız etki de büyür. Böylece<br />
onları karşılama yeteneğiniz arttıkça sorumluluklarınız artar. Daha büyük<br />
bir çemberi etkilemeye başlarsınız ve bu da daha büyük refahı size doğru<br />
çeker.</p>
<p>32 REFAH BİLİNCİNE SAHİP İNSANLAR AYKIRI OLANLARDIR.<br />
Maalesef, yığınların büyük kısmı sessiz bir çaresizlik olan yaşamlarını<br />
zorla sürdüren hasta, yoksul ve mutsuz insanlar. Her günü, kendilerine<br />
söylenen ve yapmaları beklenen şeyleri yaparak zor ve tatsız geçirirler.<br />
Nasıl düşüneceklerini bilmezler. NE düşünecekleri kendilerine o kadar uzun<br />
süredir söylenmiştir ki artık NASIL düşüneceklerini bilmiyorlardır. Eğer<br />
başarmak istiyorsanız aykırı , karşı çıkan , kendi kafasının dikine giden<br />
biri olmaya ihtiyacınız var.Ama bunu yapmak için, eleştirel düşünmeye yatkın<br />
olmanız gerekir. Bu bir sürünün yapabileceği bir şey değildir. Çoğu insanın<br />
o çaresiz yaşamları yaşamasının sebebi fark etmeye yetersiz olmalarıdır .<br />
Bill Gates�in trilyoner olmasının nedeni başkalarının fark edemediklerini<br />
fark etmesidir. Okuduğunuz ve duyduğunuz şeyleri sorgulayın. Sürünün neden<br />
öyle düşündüğünü analiz edin. Ve farklı düşünün.</p>
<p>33 ZENGİNLİĞİNİZ SADECE SİZİN BÜYÜDÜĞÜNÜZ HIZDA BÜYÜR .<br />
Siz büyüdükçe , bilinciniz gelişir. Bilinciniz geliştikçe, kendinize Daha<br />
çok refah ve bereket çekersiniz. Burada kısayollar yoktur. Güvenilen ve<br />
büyük refahla kutsanan bir insan olmak için gerekli kişisel gelişimi yapmaya<br />
istekli olmalısınız.</p>
<p>34 EVREN SİZİN İÇİN YALNIZCA SİZİN SAYENİZDE YAPILABİLEN ŞEYLERİ YAPABİLİR.<br />
� Dua ederken, bir yandan da harekete geç� denir. Evren ışığı size sağlar<br />
ama hala elektrik düğmesine basmak zorundasınız. Refahı planlamak iyidir,<br />
ama hala sadece planlamadır. Bir kez olumlamalarınız planlandığında, hareket<br />
planınızı oluşturun.</p>
<p>35 BAŞKALARI HAKKINDA DEDİKODU YAPMAK NEGATİF BİR REFAH BORCU YARATIR.<br />
Bu, refahın boşluk prensibinin bir koludur. Başkaları hakkında dedikodu<br />
yaptığınızda onların sıkıntılarını izlemekten zevk alan birisi haline<br />
gelirsiniz ve bunun için bir karma borcuna girersiniz. Bu aynı zamanda<br />
halkın eğlencesi için insanların cehaletini sömüren televizyon realite<br />
şovlarını izlediğiniz zaman da geçerlidir.</p>
<p>36 İNTİKAM DIŞARI ÇIKTIĞINDA REFAH İÇERİ GİRER.<br />
Refaha en büyük engellerden biri intikam, dargınlık ve incinmeye Tutunan<br />
insanlardan gelir. Refah bunları taşıyan bir kalpte var olamaz .Bu duygulara<br />
tutunmak sadece onları taşıyan insanı üzer ve refahı ayrı bir yerde tutar.<br />
Hayatınızda size kötülük yapan herkesi bağışlamalısınız. Ve özellikle birini<br />
daha bağışlamalısınız. Kendinizi. Kendinizi bağışlayamazsanız, bolluğu kabul<br />
edemezsiniz.</p>
<p>37 HAYALİNİZ SİZE HİÇ TAM ŞU AN OLDUĞUNDAN DAHA YAKIN OLMAMIŞTI!<br />
Yaşamda tesadüfler yoktur ve bu refahla ilgili kitap serisini bulmanız Da<br />
bir rastlantı değildir. Siz vizyonu olan bir insansınız ve bu kadar İleri<br />
gidemezdiniz. Kendinizi refah yasalarının nasıl işlediği konusunda<br />
eğittiniz. İnsanı mecbur eden bir hayali olan birinin aslında evreni<br />
isteğine yönelttiğini biliyorsunuz. Bolluk içindeki refahı hayata geçirmek ,<br />
onu yöneten sırları öğrenmekten geçer .Sizin henüz yapmış olduğunuz şey.<br />
Peşinden gidin!</p>
<p>Randy Gage tarafından yazılan Refah Hakkındaki 37 Sır<br />
(Alıntıdır)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kumsaati.org/refah-hakkinda-37-sir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bugünü son günün gibi yaşa</title>
		<link>http://www.kumsaati.org/bugunu-son-gunun-gibi-yasa/</link>
		<comments>http://www.kumsaati.org/bugunu-son-gunun-gibi-yasa/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Oct 2009 06:40:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayata dair]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kumsaati.org/bugunu-son-gunun-gibi-yasa/</guid>
		<description><![CDATA[Bugünü son günümmüş gibi yaşayacağım.Bana bahşedilen bu son değerli günde ne yapmalıyım?
İlk önce, hayat kabını öyle sıkı kapatmalıyım ki, tek bir damlası bile kumlara akmasın. Bir anını bile dünün talihsizliklerine, yenilgilerine, dünün ıstıraplarına yakınmakla harcamamalıyım; niçin iyiyi kötüye feda edeyim ki?

Kum saatindeki kum tanecikleri yukarı doğru akabilir mi?
Güneş battığı yerden doğabilir, doğduğu yerden batabilir mi?
Dünün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugünü son günümmüş gibi yaşayacağım.Bana bahşedilen bu son değerli günde ne yapmalıyım?</p>
<p>İlk önce, hayat kabını öyle sıkı kapatmalıyım ki, tek bir damlası bile kumlara akmasın. Bir anını bile dünün talihsizliklerine, yenilgilerine, dünün ıstıraplarına yakınmakla harcamamalıyım; niçin iyiyi kötüye feda edeyim ki?</p>
<p><span id="more-35"></span><br />
Kum saatindeki kum tanecikleri yukarı doğru akabilir mi?<br />
Güneş battığı yerden doğabilir, doğduğu yerden batabilir mi?<br />
Dünün sıkıntılarını hafifletebilir ve düzeltebilir miyim? Dünün yaralarını geriye çağırıp iyileştirebilir miyim? Dünden daha genç olabilir miyim?<br />
Ağızdan çıkan kötü sözleri, indirilen darbeleri, verilen acıları geriye alabilir miyim?<br />
Hayır.<br />
Dün ebediyen gömülmüştür ve bir daha dünü düşünmeyeceğim.<br />
Bugünü son günümmüş gibi yaşayacağım.<br />
Peki o zaman ne yapmalıyım?<br />
Dünü unuturken, yarını da düşünmeyeceğim. Şimdi’yi niçin belki’ye feda edeyim?<br />
Yarının kumları, bugününkilerden önce akabilir mi?<br />
Güneş bu sabah iki kez mi doğacak?<br />
Bugünün yolunda yürürken yarının işlerini yapabilir miyim? Yarının altınlarını bugünün kesesine koyabilir miyim?<br />
Yarının çocuğu bugün doğabilir mi?<br />
Yarınki ölüm, gölgesiyle bugünün sevincini karartabilir mi?<br />
Kendimi, hiçbir zaman tanık olmadığım olayların üzerinde görebilir miyim?<br />
Hiçbir zaman gündeme gelmeyecek sorunlarla kendime eziyet edebilir miyim?<br />
Hayır!<br />
Yarın, dünle birlikte gömülüdür ve ben bir daha onu düşünmeyeceğim.<br />
Bugünü, son günümmüş gibi yaşayacağım.<br />
Sahip olduğum her şey bugündür ve bu saatler şu anda sonsuzdur. Güneşin doğuşunu idam cezası ertelenmiş bir mahkûm gibi sevinç çığlıklarıyla selamlayacağım. Kollarımı, o paha biçilmez armağana, yeni bir güne doğru uzatacağım. Aynı şekilde, daha dün, gün doğuşunu selamlayan ama artık bugün hayatta olmayanları düşündüğümde şükredeceğim.<br />
Ben gerçekten de talihli bir insanım ve bugünün saatleri hak edilmemiş ikramiye gibiler. Benden çok daha iyi olanlar ayrıldıkları halde, bana niçin fazladan bir gün bahşedildi? Onlar amaçlarına ulaştılar da benimki henüz başarılmadı mı? Tabiatta bir amaç var mı? Bu benim fazladan bir günüm mü?<br />
Bugünü, son günümmüş gibi yaşayacağım.<br />
Yalnızca bir tek hayatım var ve hayat bir zaman ölçüsünden başka bir şey değildir. Eğer birini harcarsam, ötekini de yok etmiş olurum.<br />
Bugünü harcarsam, hayatımın son sayfasını da yok etmiş olurum. O nedenle, bugünün her anını bağrıma basıyorum, çünkü bir daha geri gelmeyecek. Yarın çekilmek üzere bugün bankaya yatırılamam; kim rüzgârı tuzağa düşürebilir ki?<br />
Bugünün her anına iki elimle sarılıp sevgiyle okşayacağım, çünkü değerine paha biçilemez. Karşılığında bütün altınlarını vermeye hazır ola n yaşlı adam, bir nefes satın alabilir mi? Gelecek saatlere ne kadar bir fiyat biçebilirim ki? Onları paha biçilmez kılacağım.<br />
Bugünü, son günümmüş gibi yaşayacağım.<br />
Zaman öldürme araçlarından kesinlikle kaçınacağım. Sürüncemede bırakmayı eylemle yok edeceğim. Kuşkuyu inancın altına gömeceğim. Korkuyu güven ile dağıtacağım. Boşboğazlara kulak vermeyecek, işlemeyen ellerle oyalanmayacak, aylakların bulunduğu yere gitmeyeceğim. Bundan böyle biliyorum ki, aylaklığa fırsat vermek, sevdiklerimin yiyeceğini, giyeceğini ve sevgisini çalmaktır. Ben sevgi dolu bir insanım ve bugün sevgimi ve büyüklüğümü kanıtlamak için son günümdür.<br />
Bugünü son günümmüş gibi yaşayacağım.<br />
Bugünün görevlerini bugün yerine getireceğim.<br />
Bugün, çocuklarımı okşayacağım; yarın olmayabilirler, tabii ben de. Bugün kadınımı tatlı öpücüklere boğacağım; yarın olmayabilir, tabii ben de.<br />
Bugün ihtiyaç içindeki dostuma destek olacağım, yarın yardıma çağırmayabilir ya da ben sesini duyamayabilirim.<br />
Bugün kendimi adayıp çalışacağım, yarın ne verecek bir şeyim de ne alacak bir kimsem kalmayabilir.<br />
Bugünü, son günümmüş gibi yaşayacağım.<br />
Eğer bu benim son günümse, benim en büyük anıtım olmalıdır. Bugünü hayatımın en iyi günü yapmalıyım. Bugün her dakikayı sonuna dek içeceğim. Tadına bakacak ve şükredeceğim. Her bir saatini sayacak, her dakikasını değerli bir şeyle dolduracağım. Hiç çalışmadığım kadar çalışacak, kaslarımı bağırtıncaya kadar yoracak ve sonra devam edeceğim. Bugünün her dakikası, dünün saatlerinden daha bereketli olacak. En son günüm, en iyi günüm olmalı.<br />
Bugünü, son günümmüş gibi yaşayacağım.<br />
Ve eğer son günüm değilse, diz çöküp şükredeceğim.<br />
(20 Eylül 1997′de yayınlandı)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kumsaati.org/bugunu-son-gunun-gibi-yasa/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
